YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16996
KARAR NO : 2014/20174
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 07.05.2014 tarihli direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici 2.maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi oluduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece,”…Davacı tarafça dilekçeler altındaki imzalara itiraz edilmesi üzerine imza incelemesi yapılmak üzere 200,00 TL bilirkişi ücretininin 10 günlük kesin sürü içerisinde yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmiş kesin süreye uyulmadığı takdirde imza incelemesinden vazgeçilmiş sayılacakları ihtaratıda yapılmıştır. Davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından, şikayetten vazgeçme dilekçesindeki imzanın davacıya ait olduğu kabul edilmiştir.Tüm dosya kapsamı ile davacının Bölge Müdürlüğü’ne şikayet dilekçesi verdikten sonra alacaklarını aldığını beyan ederek şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi ve yine Bölge Müdürlüğü’ne verdiği dilekçe ile davalı işyerinde çalışmadığını beyan etmesi karşısında davanın reddine karar vermek gerekmiştir ” gerekçesi ile verdiği karar, Dairemizin 03.12.2013 gün ve 2013/11065 Esas 2013/20815 Karar ilamı ile özetle,”…Somut olayda, talep edilen masraflar HMK 324 maddesi kapsamında kalan delil ikamesi avansı olduğu açıktır. Delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemez ve verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraflar belirtilen süre de delil avansını yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. Mahkemece 6100 sayılı HMK.’un 324 maddesi uyarınca açıkça delil avansı istendiğinin açıklanmaması nedeni ile usulüne uygun bir ara kararı alındığından söz edilemez. Açıklanan nedenlerle davacıya HMK.’un 324 maddesi uyarınca usulüne uygun bir ara kararı ile delil avansının yatırılması için yeniden kesin süre verilerek sonucuna göre dosya kapsamındaki deliler üzerinde yapılacak inceleme ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir..” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda bozma konusu yapılan kesin süre verilmesi ile ilgili usuli sorunla ilgili olarak, “…11/10/2012 günlü oturumda davacı vekiline bilirkişi ücreti olarak 200,00 TL’nin tebliğden itibaren 10 günlük kesin süre içinde mahkeme veznesine yatırması gerektiği, aksi taktirde imza incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı ihtaratı yapılmıştır.
Bilirkişi incelemesine davacı taraf delil olarak dayanmıştır. Ara karar ile yatırılması talep edilen bilirkişi ücretinin gider avansı olmadığı belli olup, davacı tarafın şikayetten vazgeçme dilekçesindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi üzerine imza incelemesi yapılabilmesi için talep edilmiştir.
Mahkememizce dava, dava şartı yokluğundan değil Bölge Çalışma Müdürlüğüne verilen vazgeçme dilekçesindeki imza üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamaması nedeniyle dosya kapsamındaki deliller ve davacının Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği dilekçedeki beyanları değerlendirilerek reddedilmiştir.
Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddedilmemesi ve verilen kesin sürenin usul hükümlerine uygun olması” gerekçesi ile önceki kararda direnilmiştir.
Davacıya verilen kesin sürenin delil avansına ilişkin olup, sonuçlarının usulünce hatırlatılması, davanın da dava şartı yokluğundan değil de, kesin süre gereğinin yerine getirilmemesi nedeni ile bilirkişi incelemesinden vazgeçilmesi sonrası dosya içindeki delillere göre yapılan değerlendirme sonucu ispatlanamadığından reddedildiğinin anlaşılmasına göre, Dairemizin bozma kararının yerinde olmadığı, direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.