YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18267
KARAR NO : 2014/20180
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucuda verilen Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun’un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, dolayısıyla kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin “…Somut olayda, davacı 23.02.2010 tarihli ihtarnamesi ile aylık ücretinin 1808.00 TL olduğunu, 2009 yılı Aralık ayı ile 2010 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücretlerinin ödenmediğini, beher aylığı 1808.00 TL’den üç aylık süreye tekabül eden toplam 5424.00 TL ‘nin ihtarnamenin tebliğ tarihini müteakip 7 gün içerisinde tarafına ödenmesini ,aksi takdirde söz konusu ücretleri, kıdem tazminatı ,fazla mesaileri ve tatil günlerine ilişkin çalışmaları ile sair iddia edebileceği bilumum hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla iş akdini tek taraflı olarak feshedeceğini 04.03.2010 tarihinde davalı işverene bildirmiş, 03.03.2010 tarihinden itibaren 5 gün istirahat raporu almış ve 08.03.2010 tarihinde de başka bir iş yerinde çalışmaya başlamıştır.
Davalı işveren ise 11.03.2010 tarihli ihtarnamesi ile ihtara konu 2010 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ücret alacaklarınının verilen süre içinde davacının maaş hesabına yatırıldığını, Mart ayına ilişkin ücret alacağının ödeme zamanının gelmediğini,raporun bitimini müteakip iş başı yapılması gerektiği halde 08.03.2010-10.03.2010 tarihleri arasında devamsızlık yaptığını,devamsızlık yapılan günlere ilişkin mazeretini 3 iş günü içinde belgelendirmesi, aksi takdirde iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedilmiş sayılacağını davacıya bildirmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret bordrolarına göre davacının en son aylık ücretinin brüt 1009.00 TL olduğu kabul edilmiş,davacıya ait banka kayıtlarına göre ödenmediği iddia edilen 2009 yılı Aralık ayına ilişkin ücretinin 01.03.2010, 2010 yılı Ocak ve Şubat ayı ücretinin ise 10.03.2010 tarihinde ödendiği belirtilmiştir.
Davacının ihtara konu ücretlerinin verilen süre içinde davalı işverence ödendiği, davacının alacaklarının hesabına yatırılmasına rağmen önce rapor alıp sonra bir başka işyerinde çalışmaya başlayarak davalı işyerinde devamsızlık yaptığı ve bu itibarla davacının feshinin haklı nedene dayanmadığı açıktır.
Böyle olunca Mahkemece kıdem tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulü yönünde hüküm kurulması hatalıdır.” gerekçesi ile verdiği bozma kararının usul ve yasaya uygun olmasına ve özellikle davacının iş sözleşmesini feshini ücret alacaklarının ödenmemesi şartına bağlamasına, işverenin verilen süre içinde davacının geciken talep ettiği ücretleri yatırması nedeni ile şartın gerçekleşmediğinin anlaşılmasına, mahkeme gerekçesinin aksine davacının ihtarında fesih hakkını kayıtsız şartsız saklı tutmadığının anlaşılmasına, yerleşik uygulamanın da bu yönde bulunmasına göre, direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NA GÖNDERİLMESİNE, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.