Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/18523 E. 2014/21688 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18523
KARAR NO : 2014/21688
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava Türü : İtirazın İptali

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacının temyizi açısından; davacı vekili temyiz yoluna başvurduktan sonra vekaletnamesindeki yetkisine dayanak temyiz isteminden vazgeçmiş olduğundan davacının temyiz talebinin feragattan reddine karar verilmelidir.
2-Davalıların temyizi açısından; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Davacı vekili, davacının 01/02/2010-01/04/2011 tarihleri arasında çalıştığını, fesih sonrası işe iade davası açtıklarını, işe iadeye ilişkin kararın 16/04/2012 tarihinde kesinleştiğini, işe başlatılmaması üzerine tazminat ve ücret alacakları da ödenmeyince Turhal İcra Müdürlüğünün 2012/1290 sayılı takip dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, işe iade başvurusu üzerine davalı güvenlik şirketinin müvekkiline gayrı faal bir adres gösterdiğini, bu iş yerinin gayri faal olduğunun noter tespiti ile belirlendiğini, dolayısıyla davalının işe başlatma konusunda samimi olmadığını, böyle bir davetin gerçek bir davet niteliğinde olmadığı noktasında Yargıtay kararlarının bulunduğunu, işe iadeye ilişkin Yargıtay kararında sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun tespit edildiğini bu nedenle tazminatlara hak kazandığını ifade ile itirazın iptaline %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, takibin devam ettiği miktar yönünden davalılardan müştereken ve müteselsilen icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 26.maddesinde açıkça belirtildiği üzere “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Taleple bağlılık kuralı gereği hakim davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığını beyan ettiği tarih ile bağlı olup daha fazlasına hükmedemez.
Somut olayda dava konusu alacakların hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda talep edilen her bir alacak ayrı ayrı hesaplanmış ve bu alacaklar yönünden davacının icra dosyasındaki takip talebinde talep ettiği miktarlar ayrı ayrı karşılaştırmalı tablo ile gösterilmiştir. Buna rağmen hesaplama yapılan alacaklarda davacının talep ettiği miktar aşılmak suretiyle takibin devamına karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Mahkemece davalıların müşterek ve müteselsil icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir. Oysa dava konusu alacakların miktarı ancak bilirkişi incelemesi ile hesaplanabilmiştir. Bu nedenle dava konusu işçilik alacaklarının likit olmayıp yargılama sonucu ortaya çıktığı açıktır. İcra İflas Kanununun 67. maddesi hükmünde yazılı icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için diğer koşullar yanında itiraz edilen alacağın likit ve muayyen olması da zorunludur. Takibe konu edilen alacağın likit ve muayyen olmadığı dikkate alındığında davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmeside isabetsiz olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, davacının temyiz talebinin feragattan REDDİNE, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine, 27/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.