YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18858
KARAR NO : 2015/6342
KARAR TARİHİ : 06.04.2015
Mahkemesi : Adana 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 25/09/2014
Numarası : 2013/1070-2014/721
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde yönetici olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının işçi olarak yanında çalışmasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına dair kararı bozulmasından sonra, davacının çalışma iddiası bakımından hizmet tespiti davası açması gerektiği yönünde davacı tarafa süre verilmiş, verilen süre içerisinde dava açılmaz ise dosya içeriğine göre karar verileceği ihtar olunmuş, verilen süreye rağmen dava açılmadığı anlaşılmakla çalışma ilişkisi ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında hizmet ilişkisinin bulunup bulunmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davacı tarafa hizmet tespiti davası açması konusunda süre verilmiş, bu süre içinde hizmet tespiti davası açılmaması gerekçe gösterilerek hizmet ilişkisinin ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK.’nun 24.maddesi hükümleri gereği kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. Davacı ve davalı tanıklarının tamamının davacının işyerinde çalıştığı müdüründe üstünde olduğunu ve işlerle ilgilendiğini bildirmişlerdir. Hatta bazı tanıkların, davacının ortak olduğunu düşündükleri yolundaki beyanları dikkate alındığında davalı şirketin Ticaret Sicil Memurluğundan kayıtları getirtilerek taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığının tespiti ile; eğer hizmet ilişkisi varsa fesih ve alacaklar konusunda bilirkişi incelemesi de yaptırarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Davacının işyerine ortak olduğunun anlaşılması durumunda ise, taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olmaması nedeniyle İş Mahkemesinin görevine girmeyeceğinden görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözardı edilerek davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6.4.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.