Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19190 E. 2015/13386 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19190
KARAR NO : 2015/13386
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

Mahkemesi : Tokat 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 11/09/2014
Numarası : 2013/115-2014/172

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı Hakan, davalı işyerinde 2008-2011 tarihleri arasında pazarlamacı olarak çalıştığını, iş akdinin haksız şekilde fesh edildiğini, davalının davacılar hakkında Tokat 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/838 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatttığını, takibe dayanak senette H.. E..’nin borçlu, S.. E..’nin ise kefil olarak gösterildiğini, davacıların alacaklı gösterilen yana borcu bulunmadığını, davacı Hakan’ın işe girerken ve babasının kefil olarak imzaladığı senedin teminat senedi olduğunu, Hakan’ın işten ayrılmasının ardından icraya konulduğu beyan ederek davacıların fiilen borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK.’nun 297 inci maddesinde hükmün kapsamı detaylı şekilde düzenlenmiştir. Aynı maddenin 2 inci fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesi getirilmiştir. Bunun genel olarak anlamı hakimin önüne gelen her bir uyuşmazlık hakkında karar vermek zorunda olması ve hükmün infaza elverişli olması gerektiğidir.
Somut olayda dava davacıların borçlu olarak gösterildiği bononun teminat senedi olduğunun ve bu bono kapsamında davacıların borcunun bulunmadığının tespiti talepli, menfi tespit davası olup; mahkemece verilen hükümde sadece “davanın kabulüne” ifadesi kullanılmıştır. Mahkeme hükmü bu haliyle infaza elverişli olmayıp, dava konusu bononun bilgilerinin de hükümde yer alması gerekir. Mahkemece bu hususa dikkat edilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozman nedenidir. Ancak bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hüküm fıkrasının “1-”, numaralı bendi silinerek yerine ;
“1-Davanın KABULÜ ile, davacıların Tokat 2. İcra Müdürlüğü 2011/838 sayılı takip dosyası ile davalı tarafından takibe konan, düzenleme ve vade tarihi 27.11.2009 olan, 50.000,00 TL tutarlı bonodan dolayı davalıya borcunun bulunmadığının TESPİTİNE; rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 01.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.