Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19643 E. 2015/14876 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19643
KARAR NO : 2015/14876
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasındaki alacak .davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK’nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü;
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekili, mevsimlik işçilik döneminde geçen çalışmalarının derece ve kademesinde dikkate alınmaması nedeniyle ücret farkı, akti ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı ve yıpranma primi farkı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davanın belirsiz alacak davası olduğu kabul edilmiştir. Dava dilekçesinde davanın açıkça tahsil amaçlı belirsiz alacak davası olduğu yazmamaktadır. Davanın hukuki nitelendirmesi hakime aittir. Davanın toplu iş sözleşmesinden kaynaklı fark alacaklara ve 6772 sayılı Yasa’dan kaynaklanan ilave tediye alacaklarına yönelik olduğu dikkate alındığında derece ve kademenin taraflarca tespiti ve alacağın belirlenmesi kural olarak mümkün olduğundan davanın belirsiz alacak davası olamayacağı açıktır. Ancak, derece ve kademe uygulamasından yararlandırılmayan davacının haktan faydalanıp faydalanamayacağı tartışmalı olduğundan HMK 109.madde kapsamında kısmi dava açılması mümkündür. Davanın kısmi dava esasları çerçevesinde görülüp sonuçlandırılmaması hatalıdır.
Mahkemece dava belirsiz alacak davası olmadığı halde yasal ilave tediye alacağına talep gözetilerek dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden doğrudan en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi, kabul edilen alacakların miktarları denetime elverişli şekilde tek tek yazılmadan toplam miktar üzerinden hüküm kurulması da hatalı olup bozma nedenidir.
3. Davacı dava dilekçesinde ayrımcılık tazminatı olarak 1.000,00 TL talep etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile ayrımcılık tazminatı talebini 1,00 TL’ye indirmiştir. Davacının dava dilekçesindeki 1.000,00 TL ayrımcılık tazminatı talebini 1,00 TL’ye indirmesi indirilen miktar yönünden feragat niteliğindedir.
Mahkemece yapılacak iş davacının 1.000,00 TL ayrımcılık tazminatı talebini reddetmek ve avukatlık ücretini takdir ederken bu miktarı hesaplamada gözetmektir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.