YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19781
KARAR NO : 2015/13562
KARAR TARİHİ : 02.07.2015
Mahkemesi : İskenderun 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 27/05/2014
Numarası : 2013/457-2014/207
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin sigortalılık ve prim günü ödeme şartlarını yerine getirdiğinden iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti ve ödenmeyen 10 günlük ücret alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sağlık nedenlerinden dolayı iş yerinden ayrıldığını sonrasında 3600 gün prim ödeme koşuluna dayalı olarak tazminat talep edemeyeceğini ve ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iş akdinin davacı tarafından emeklilik nedeni ile son bulduğu ve kıdem tazminatı almaya hak kazandığı ve ödenmeyen yıllık izin ücreti bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin davacı işçi tarafından sağlık nedeni ile mi yoksa emeklilik nedeni ile mi haklı olarak feshedilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanağı 4857 sayılı Kanununun 24/1-a maddesidir. Sözü edilen yasa maddesi uyarınca “İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması ..” durumunda iş akdinin işçi tarafından haklı olarak feshi söz konusu olacaktır. Bu durumda davacı işçi ihbar tazminatı isteyemez ise de kıdem tazminatı istemeye hakkı olacaktır.
Somut olayda, davacının 18.07.2013 tarihli ihtarname ile sağlık sorunları nedeni ile işe 01.08.2013 tarihi itibari ile gelmeyeceğini bildirdiği ve ihtarnamenin 25.07.2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği davacının 05.08.2013 tarihinde ikinci bir ihtarname ile ilk ihtarnamesini düzelttiğini Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı 18.07.2013 tarihli yazıdan anlaşılacağı üzere yaş koşulu dışında 15 yıl sigortalılık süresini ve 3600 gün prim ödeme koşulunu yerine getirdiğinden dolayı kıdem tazminatını almayı hak ettiğini bildirdiği ve ihtarnamenin davalıya 13.08.2013 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı ilk ihtarnamesinde ki fesih sebebi ile bağlı olup, daha sonradan fesih sebebini değiştiremeyeceğinden ve davacı ilk ihtarnamesinde sağlık sebebi ile iş sözleşmesini feshettiğini iddia ettiğine göre, davacının sağlığını etkileyen sebepler araştırılarak, İş Kanunu, 24/1-a’daki koşulların işçi yönünden oluşup oluşmadığı, işçinin yaptığı işin sağlığını doğrudan etkileyip etkilemediği, buna göre iş sözleşmesini sona erdirmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığı yönünden davacının tedavi dosyaları, sağlık raporları ve geçici iş göremezlik belgeleri varsa bunların da getirtilerek muayeneye sevk edilip sağlık kurulu raporu alınarak sonucuna göre uyuşmazlığın çözülmesi gerekir.
Mahkemece bu husus gözetilmeyerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ; Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.