Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19937 E. 2014/22037 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19937
KARAR NO : 2014/22037
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

Mahkemesi : Bursa 9. İş Mahkemesi
Tarihi : 10/07/2014
Numarası : 2013/785-2014/318

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı U.. R.. ile dava dışı şirketler arasında imzalanan ihale sözleşmeleri uyarınca çalıştığını, iş müfettişliğince işyerinde yapılan incelemede davalı ile dava dışı şirketler arasında yapılan hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, bu tespitin yargı kararı ile kesinleştiğini, bu nedenle davacının baştan beri davalı Üniversitenin işçisi haline geldiği halde 6772 sayılı Yasa gereği ödenmesi gereken ilave tediye alacağının ödenmediğini iddia ederek bu alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kamu işçisi olma hakkını elde etmediğini, 6772 sayılı Yasa ile düzenlenen ilave tediye hakkının kamu işçilerine uygulanmakta olduğunu, davacının kamu işçisi olmadığından ilave tediye talep edemeyeceğini, davacının yüklenici firma elemanı olduğunu, bahsedilen iş müfettişi muvazaa raporunun temizlik işçilerini kapsamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece istek hüküm altına alınmıştır.
Davacının ilave tediye ücreti talep edip edemeyeceği ihtilaflıdır.
Dosya içinde bulunan,muvazaa tespitine dair iş müfettişi raporlarının davalı ve … İnş. Tur. Ltd. Şti. arasında 1.1.2010 tarihinde başlanacak temizlik işleri ile ilgili imzalanan hizmet alım sözleşmesi, yine davalı ve …. Tıp Hiz. Ltd. Şti. ve İlmero Teks. Mak. Ltd. Şti. adi ortaklığı arasında 1.11.2008 tarihinde başlanacak temizlik işleri ile ilgili imzalanan hizmet alım sözleşmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş raporu, temizlik işçisi adı altında alınıp da temizlik işi dışındaki işlerde çalıştırılan işçiler bakımından muvazaa olgusu bulunduğuna ilişkin olup, fiilen temizlik işi yapan temizlik işçileri bakımından hizmet alım sözleşmesi ve asıl-alt işveren ilişkisi muvazaalı değildir. Zira davalı Üniversite asıl işe yardımcı iş niteliğindeki temizlik işini hizmet alım sözleşmeleri ile satın alabilir.
Somut olayda; öncelikle davacının yukarıda değinilen muvazaa tespiti yapılan dönem sonrası işe girdiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde davacının ne iş yaptığı açıklanmamıştır. Dosya içerisinde yer alan tüm işveren belgelerinde davacının temizlik işçisi olarak çalıştığı belirtilmiştir. Davacı tanığı davacının temizlik elemanı olarak işe girdiğini daha sonra büroya alındığını ifade etmiş, bürodaki çalışmasının temizlik işi dışında bir iş olup olmadığı hakkında bir açıklamada bulunmamıştır. Davalı tarafça davacının temizlik işlerine dair farklı farklı şirketlerle yapılan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında temizlik işçisi olarak çalıştığı savunulmakla, özellikle davacı tanık anlatımı da nazara alındığında davacının hizmet alım sözleşmesi kapsamı dışında, temizlik işleri haricinde başka teknik işlerde veya sağlık işlerinde çalıştırılılıp çalıştırılmadığı hususunda tereddüt oluşmaktadır. Bu nedenle HMK’nun 31. maddede düzenlenmiş hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı asil HMK’nun 169 vd maddeleri gereğince isticvap edilerek yapılan iş hakkında beyanı alınmalı ve gerekli görülürse ayrıntılı bir şekilde tekrar tanık ifadesine başvurulmalı ve muvazaa hususu bu surette açıklığa kavuşturulmalıdır. Eksik araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 04.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.