Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19992 E. 2015/15308 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19992
KARAR NO : 2015/15308
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 21.03.2011-31.08.2012 tarihleri arasında usta olarak çalıştığını, iş akdi bazı işçilik alacaklarının ödenmemesi, maaşlarının geç ödenmesi ve prime esas kazancının SGK ya eksik bildirilmesi nedeniyle ihtar çekmek suretiyle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla mesai ve bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının devamsızlık yaptığını ve başka bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ücretinin hesaplanması noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti tanık beyanlarına göre hesaplanmış ve davalının fazla mesai ücreti adı altında yapmış olduğu ödemeler hesaplanan miktardan mahsup edilmiştir. Yukarıdaki ilke kararında belirtildiği üzere işveren fazla mesai ücreti ödediğini yazılı delil ile belgeliyorsa, işçi daha fazla çalıştığını yazılı delille ispatlamak zorundadır. Ayrıca bordro veya başka bir belge ile fazla mesai ücreti ödendiği ispatlanmış ise ödemenin ait olduğu dönem fazla mesai ücreti hesaplamasında dikkate alınmaz ve hesaplamalarda bu ayların dışlanması gerekir. Somut olayda davacıya her ay maaş farkı ve fazla mesai ücreti ibareli belgeler ile değişen miktarlarda ödeme yapıldığı ve davacının bu belgeleri ihtirazi kayıt belirtmeden imzaladığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen bilirkişi tarafından fazla mesai ücreti hesaplanırken bu belgelerin ait olduğu aylar dışlanmak yerine yapılan ödemelerin mahsup edilmiş olması hatalıdır. Yapılacak iş bu belgelerin ait olduğu aylar dışlanmak suretiyle fazla mesai ücretinin yeniden hesaplanmasıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin fazla mesai ücretinin hatalı şekilde hüküm altına alınmış olması isabetli olmayıp bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.09.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.