YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20092
KARAR NO : 2015/15332
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 29/06/2011 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle 20 gün istirahat aldığını, raporlu olduğu bu dönem içerisinde iş akdinin davalı belediye tarafından 19/07/2011 tarih ve 02 sayılı disiplin kurulu kararı ile kötü niyetli olarak fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının iki kez mazeretsiz olarak işe gelmediği ve tutanak düzenlendiğini, Disiplin Kurulunun 19/07/2011 tarihinde toplandığı ve 11/03/2011 tarihli Toplu İş Sözleşmesi gereği disiplin hükümleri ile ilgili ceza cetvelinin 3. Maddesine göre iş akdinin feshedildiği ve kararın davacıya tebliğ edildiğini, akdin bu nedenle feshinden dolayı davacının herhangi bir alacak hakkı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı belediye tarafından tutulan tutanaklar ile davacının işe gelmediğinin belirtildiği tarihte aldığı hastalık raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının iş akdinin İş Kanunu’nun 25. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışma ile genel tatil çalışmasının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma ve genel tatil çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ile genel tatil ücretinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağı ile genel tatil alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ve genel tatil ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davalı taraf belediye olmakla birlikte davacının tüm çalışma süresine ilişkin giriş-çıkış saatlerini gösterir işyeri kayıtları sunulmamıştır. Bu durumda, davacının çalışma gün ve saatlerinin belirlenmesi tanık beyanları ile tespit edilebileceğinden dinlenen tanık beyanlarına göre davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, yapmış ise ne kadar süre ile fazla mesai yaptığı, keza davacının genel tatillerde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise hangi genel tatillerde ne kadar süre ile çalıştığı belirlenip çıkacak sonuca göre davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti alacağı yönünden karar verilmesi gerekirken “davacının kamu kurumunda çalışması nedeniyle fazla mesai ve genel tatil alacağı açısından alacağının varlığını ve miktarını yazılı delil ile ispatlaması gerektiği”nden bahisle düzenlenen bilirkişi raporuna itibarla eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur. Davacı ilave tediye ücretlerinin ödenmediğini iddia etmektedir. Davalı Belediye kamu kurumu olup yapılan ödemelerin kayıtlı olması gerekmektedir. Davalı … Belediyesi’ne devredilen Belediyenin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının ilave tediye alacaklarının ödenip ödenmediği araştırılarak ödenmemiş ise bu alacak talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.