YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20196
KARAR NO : 2015/20228
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, Antalya Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünde işe başladığı 1985 yılından kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici/mevsimlik işçi statüsünde çalıştırıldığını, 2001 yılında aynı müdürlükte daimi kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici mevsimlik işçilikte geçen sürelerinin kıdem hesabında dikkate alınmadığını ileri sürerek, intibakının düzeltilerek yeni derece ve kademesinin tespitine, tüm hizmet süresinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademelerine göre 2001 yılından itibaren yanlış intibak nedeniyle eksik ödenen ücret farkı, yıpranma farkı, yasal ilave tediye farkı, akdi ilave tediye farkı ve özel olurlarla farklı işlerde çalıştırılması nedeni ile kıdem ve derecesine yansımayan alacaklarının ve eşit davranma ilkesinin ihlali nedeniyle tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı, mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde mevsimlik işçi statüsünde çalışan işçilerin, 02.02.2001 tarihinde sürekli işçi kadrolarına geçirildiklerini, söz konusu tarihte kadroya alınan tüm işçilere Hukuk Müşavirliğinin görüşü doğrultusunda bulundukları pozisyon derecesinin ücret skalasındaki 1. kademesi karşılığı yevmiyelerinin verildiğini, uygulamanın doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının taleplerinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde talep ettiği alacaklar için toplam bir miktar bildirmiş, yargılama sırasında da alacaklar için talep miktarını ayrıştırmamıştır. Mahkemece davacıdan istekte bulunduğu alacaklar için hangi miktarda talepte bulunduğu açıklattırılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3. Dava yeni usul yasasının yürürlük tarihinden sonra açılmış ise de, davacı vekili açıkça davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını bildirmediğinden, davanın kısmi dava olarak açıldığının kabul edilmesi zorunludur. Mahkemece davanın kısmi dava olduğu gözetilmeden ve alacakların ıslah ile artırıldığı dikkate alınmadan hüküm altına alınan alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır.
4. Davacı dava ve ıslah dilekçesinde ilave tediye alacağına bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesini talep etmiştir. Mahkemece ilave tediye ücreti alacağı yasadan kaynaklanın bir alacak olduğu ve yasal faiz işletilmesi gerektiğinden talep dikkate alınarak yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken anılan alacağa bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiz işletilmesi de isabetsizdir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.