YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20604
KARAR NO : 2015/14510
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Mahkemesi : Antalya 6. İş Mahkemesi
Tarihi : 11/09/2014
Numarası : 2013/410-2014/355
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı A.. R.. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Üniversitenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde 04.02.2005-01.09.2013 tarihleri arasında davalı idarenin alt işverenlerinde aralıksız olarak tıbbi sekreter olarak çalıştığını, iş sözleşmesini 4447 sayılı Kanun ve 1475 sayılı Kanunun 14. Maddesi gereğince feshettiğini bildirerek kıdem tazminatı alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı A.. R.. yönünden iş akdinin davacı tarafından haklı şekilde feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı şirketler yönünden ise Antalya 1. İş Mah. 2010/188 E. sayılı muvazaa tespiti kararına göre bu şirketlerle idare arasındaki dava konusu ilişkiler bakımından muvazaanın bulunduğu ve davacının asıl işveren işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle davalı şirketlere husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Bir davada muvazaalı bir ilişkiden kaynaklanan alacaklara ilişkin olarak muvazaanın tarafı olan her bir davalı yönünden farklı hüküm kurulup kurulamayacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının davalı üniversiteye ait işyerinde diğer davalı şirketler nezdinde çalıştığı uyuşmazlık konusudur. Muvazaa olgusu işyerinde çalışan her bir işçi yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda böyle bir araştırma yapılmamıştır. Mahkemece sadece davalı şirketler ile davalı üniversite arasında muvazaalı bir ilişki bulunduğunun başka bir mahkeme kararı ile tespit edildiğinden bahisle davalı şirketlere husumet yöneltilemeyeceği kabul edilmiştir. Diğer yandan mahkemenin kabul şekli bakımından da kişi kendi muvazaasına dayanamaz ilkesi gereği davalılar arasında muvazaa olsa dahi görünürdeki ilişkinin hukuki sonuçlarına muvazaanın tarafları katlanmak zorundadır. Yapılacak iş; dava konusu alacaklardan davalı Üniversite ve davalı şirketlerin işyeri devri kuralları çerçevesinde sorumlulukları belirlenerek çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin hatalı gerekçe ile davalı şirketler yönünden davanın husumetten reddi doğru olmayıp bu yön kararı temyiz eden davalınında hak alanını ilgilendirdiğinden bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.