YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21121
KARAR NO : 2015/21864
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı … Bakanlığı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı … Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin … Devlet Hastanesi’nde ihale ile iş alan …, …, …, …, … Taahhüt A.Ş. ünvanlı şirketlerde 01/10/1991 tarihinden 01/06/2003 tarihine kadar fiilen çalıştığını, bakanlığın asıl işveren olduğunu, son alt işveren olan davalı şirket tarafından iş sözleşmesini “senin emeklilik süren geldi, seni artık çalıştırmıyoruz” denilerek haksız feshedildiğini iddia ederek belirsiz alacak davası açarak kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davalı … Bakanlığının asıl işveren olduğu, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sonaermesi nedeni ile davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesi ile davalı bakanlık hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı şirket hakkındaki davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.
Kıdem tazminatına işletilen faizin başlangıç tarihi konusu taraflar arasında ihtilaflıdır.
Dava dosyası içeriğinden davacının iş akdinin emeklilik nedeni ile sonaerdiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 120. maddesi yollamasıyla yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin 4. bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan bent uyarınca fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandık hükümlerine göre yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması gerekir. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar ve faiz başlangıcı da bu tarih olarak esas alınmalıdır.
Dosya içinde davacının emeklilik nedeni ile bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine ilişkin yazıyı işverenlere bildirdiği yönünde bir kayıt ya da belge bulunmamaktadır. Bu nedenle hüküm altına alınan kıdem tazminatına dava tarihi yerine fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olmuştur.
Ne varki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükmün 1 fıkrasının “a” bendindeki “iş akdinin fesih tarihi olan 25/07/2003” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “08.11.2012 dava” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz hacının davacıya yükletilmesine, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.