YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21237
KARAR NO : 2015/22376
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin …’de 14.09.2007 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını iş akdini saha personeli olarak çalıştığı dönem içerisinde fazla mesai ücreti ödenmediğinden 23.01.2013 tarihinde haklı nedenle feshettiğini, davalı …Ş.’nin … İletişim A.Ş.’den ihale ile almış olduğu iş ve hizmetleri yürüttüğünü, davacının …bünyesinde … A.Ş.’ye ait baz istasyonlarının bakım, onarım ve arızalarının giderilmesi işinde çalıştığını, bu nedenle her iki davalının alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu sabah saat 08:00’de başlayan mesainin akşam saat 24:00’e kadar sürdüğü gibi zaman zaman da saat 24:00’den 08:00’e kadar devam ettiğini, ulusal ve resmi bayramlarda çalıştığını, dini bayramlarda ancak 1 gün tatil yapabildiğini, 18 günlük çalışma ücretini alamadığını belirterek kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri ile 18 günlük ücretinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, müvekkilinin GSM operatörlüğü alanında kablosuz telefon iletişim hizmeti veren bir şirket olduğunu, diğer davalı …’un ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olup mühendislik hizmeti verdiğini, aralarında BÇO Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, anahtar teslim şeklinde hizmet satın alındığını, müvekkilinin davacının tazminat tutarlarından sorumlu olmayacağını, zamanaşımı def’inde bulunduklarını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacının 5 yıllık çalışmasından sonra müvekkil şirkete fazla mesai ücretlerinin ödenmesi hakkında hiçbir uyarı ve bildirim yapmaksızın fesih beyanını bildirdiğini, davacının gerçek iradesinin farklı bir iş bulmasından dolayı müvekkil nezdindeki iş akdini sonlandırmak istemesi olduğunu, davacının arıza bölümünde çalışmakla, çalıştığı bölümde bir adet şef ve her biri en az iki kişiden oluşan üç adet arıza ekibi olduğunu, arıza ortaya çıktığında boşta veya nöbetçi olan ekibin yönlendirildiğini, gece nöbeti yapan ekibin bir sonraki gün mesaisinin saat 12:00’de başlatılmak suretiyle dinlendirildiğini, fazla mesai karşılığı izin kullandırıldığını, davacıya araç verilmediğini, davacının Ocak 2013 ayına ait 18 günlük maaş alacağının Şubat ayında ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden davacının kıdem tazminatı ve bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklara hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram genel tatil çalışma ücretleri ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Mahkemece fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri ıslah dikkate alınarak hüküm altına alınmış ise de, ilk bilirkişi raporunun tanziminden sonra davacının bu rapora yönelik bir itirazı olmamış, hatta bu rapordaki miktarlar üzerinden davasını ıslah etmiştir. İkinci bilirkişi raporu davalıların itirazı üzerine hazırlanmış ise de, ilk bilirkişi raporunda ilk raporda olmadığı halde giydirilmiş ücrete yemek ücreti eklenmiş ve hafta sayıları ilk rapordan fazla alınmış ve ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı def’i değerlendirilmesine rağmen ilk rapora yakın miktarlar çıktığı görülmektedir. Davalıların itirazı üzerine hazırlanmasına rağmen davalıların aleyhine olan bu rapora göre karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş ilk bilirkişi raporundaki hesap unsurları esas alınmak sureti ile ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı def’i de değerlendirecek şekilde ek hesap raporu almak ve davalılar yararına oluşan kazanılmış hakları ihlal etmeden alacakları hüküm altına almaktır.
3-Davalı şirketlerin ünvanlarının “… İletişim Hizmetleri A.Ş.” ve “…” olmasına rağmen karar başlığında “… İletim A.Ş.” ve “…” olarak yazılması da doğru olmamıştır.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalılara iadesine, 16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.