YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21288
KARAR NO : 2015/22383
KARAR TARİHİ : 16.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 01/02/2000 tarihinden haksız fesih tarihi olan 31/12/2010 tarihine kadar çalıştığını, haklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin asıl-alt işveren ilişkisi içindeki davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının davalı … işçisi olmadığı gibi, diğer davalı ile aradaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş; davalı temsilcisi, ilgili kişilerin 31/12/2010 tarihinde sözleşme gereği iş bitip ilişiklerinin kesilmesinden sonra yeni dönem ihalesi alan şirkette çalıştıkları halde sigorta girişlerinin yapılmadığını, davacının davalı şirkette 9 ay gibi kısa bir süre çalıştığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu gerekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiştir. Davacı tanıkları davacının emekli olarak işten ayrıldığını beyan etmişlerdir. Davacıyı çalıştıran son şirket iş akdinin belirli süreli olduğunu, hastane ile yapılan sözleşmenin 31.12.2010 tarihinde son bulduğunu, davacının esasında yeni dönem ihalesini alan şirkette bir hafta çalıştığını ancak sigortasının yapılmadığını savunmuştur. İşten ayrılış bildirgesindeki çıkış kodu “5” yani “ belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi “ olarak gösterilmiştir. Yazılı fesih bildirimi bulunmamaktadır. Hizmet cetvelinden davacının 31.12.2010 tarihinden sonra çalışması görünmemekte olup tahsis talep tarihi 07.02.2011 tarihidir. Yukarıda özetlenen dosya içeriğindeki delillere göre davacının işyerinden emeklilik nedeni ile ayrıldığı sabit olduğuna göre, ihbar tazminatı talebinin reddi yerine yetersiz gerekçe ile talebin kabulü hatalı olmuştur.
3-Davacının emeklilik nedeni ile işten ayrılması nedeni ile kıdem tazminatına hükmedilmesi yerinde ise de, davacının emeklilik nedeni ile bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine ilişkin yazıyı işverenlere bildirdiği yönünde bir kayıt ya da belge bulunmamaktadır. Bu nedenle hüküm altına alınan kıdem tazminatına dava tarihi yerine işten ayrıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi hatalı olmuştur.
4-Davacı davasını kısmı dava olarak açmış, bilirkişi raporundan sonra ıslah dilekçesi vererek bazı alacakların miktarını arttırmıştır. Davalı … vekili ıslah dilekçesinin tebliği üzerine iki haftalık süresi içinde usulünce ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Davalı şirket vekili de ıslaha karşı zaman aşımı savunmasında bulunmuştur. Ancak ıslah dilekçesinin davalı şirkete ne zaman tebliğ edildiği bilinmemektedir. Islah dilekçesinin davalı şirkete tebliğ tarihi araştırılarak tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde zaman aşımı savunmasında bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve davalı Sağılık Bakanlığı’nın ve süresinde yapılmış ise ayrıca davalı şirket vekilinin ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı savunması ile ilgili ek hesap raporu alınarak zaman aşımına uğrayan alacak bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
5-Davacı vekili, davacının milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, mahkemece bilirkişi raporunda hesap edilen alacak hakkaniyet indirimi ile hüküm altına alınmış ise de, bordroların bir kısmında zamlı milli bayram ve genel tatil çalışma ücret tahakkuku mevcut olup tahakkuk bulunan aylar hesaplamalarda dışlanmadığı gibi, davacı tanıkları tatil günlerinde bir gün çalışıp bir gün dinlendiklerini beyan ettikleri halde, davacının tüm tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla alacağın hüküm altına alınması bozma nedenidir.
6-Davacının çalıştığı alt işverenlerden dava kendisine ihbar olunan … Pazarlama Ltd. Şirketi vekili davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğine dair davacıya atfen imza bulunan belgeler sunmuştur. Mahkemece bunlar üzerinde durulmamış, neden itibar edilmediği gerekçelendirilmemiştir. Belgelere karşı davacıdan diyecekleri sorulmalı, davacıya listelerde yazılı kıdem ve ihbar tazminatı tutarlarının ödenip ödenmediği belirlenmeli, ödeme yapılmış ise bunlar avans niteliğinde kabul edilerek hesap edilen kıdem ve ihbar tazminatından ödeme tarihinden fesih tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte mahsup edilmelidir.
7-Davalı şirketin ünvanı “… Nakliye Taahhüt Turizm Tekstil Güvenlik Sistemleri ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Sanayi Ltd. Şti.” iken karar başlığında “ … Nakliyat Taahhüt Turizm Tekstil Güvenlik Sistemleri ve Temizlik Hizmetleri Ticaret Sanayi Ltd. Şti.” olarak yazılması doğru olmamıştır.
8-Davalı … 492 sayılı Yasa’nın 13/j maddesine göre harçtan muaf olduğu halde, yargılama giderine katılmak sureti ile harçtan sorumlu tutulması bozma nedenidir.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerden BOZULMASINA, yatırılan temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine, 16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.