Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/21290 E. 2015/22384 K. 16.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21290
KARAR NO : 2015/22384
KARAR TARİHİ : 16.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının … Hastanesinde 2001 yılından emekli olduğu 02/08/2012 tarihine kadar çalıştığını, haftanın altı günü 07.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, kanuni haklarını verilmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri ile yıllık izin ücretinin asıl-alt işveren ilişikisi içindeki davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … Vekili, davacının davalı şirket işçisi olarak … Hastanesi bünyesindeki işyerinde 01/01/2010-31/03/2011, 01/01/2011-31/03/2011, 01/04/2011-31/12/2011, 01/01/2012-29/02/2012 tarihleri arasında çalıştığını, asıl işverene bağlı olan şirkette tüm işçiler gibi davacının da işe alınmasına, işten çıkarılmasına, ücretlerinin tespitine, işin sevk ve idaresine, çalışma koşullarına, yapılacak işle ilgili eğitimlerin alınmasına asıl işveren ve ona bağlı olarak çalışan idarecilerin karar verdiğini, gerçek işverenin Sağlık Bakanlığı olduğunu, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin tahakkuk ettirilerek ödendiğini belirterek davanın reddini istemiş; Davalı … Bakanlığı ve davalı Üniversite vekilleri davacının işçileri olmadığını, şirketler ile aradaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olmadığını; davalı … vekili ise gerçek işverenin Sağlık Bakanlığı olduğunu, alt işveren sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davacının emeklilik nedeniyle ayrıldığı, kıdem tazminatına hak kazandığı, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu, davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu ettiği alacakların davalı … Üniversitesi’nden de tahsilini talep ettiği ve dosya içeriğine göre davacının 2010 yılına kadar Üniversite’ye ait Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde çalıştığı sabit olduğu halde, davalı Üniversite’nin kıdem tazminatından sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne kadarından sorumlu olduğunun belirlenmemesi, bu hususta hüküm kurulmaması sureti ile infazda tereddütlere, belirsizliklere, yeni ihtilaf ve uyuşmazlıklara neden olunacağının düşünülmemesi bozma nedenidir.
3-Davacı …… Şirketi’nde 11.01.2010-31.03.2010, 01.01.2011-31.03.2011, 01.04.2011-31.12.2011 ve 01.01.2012-29.02.2012 tarihleri arasında çalıştığı, davalı … Ltd. Şirketi son alt işveren olmadığı, işçiyi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücrete göre hesaplanacak kıdem tazminatından son alt işveren ve asıl işverenlerle birlikte sorumlu tutulması gerektiği halde, sorumluluğunu aşacak şekilde tüm hizmet süresi ve son ücrete göre hesap edilen kıdem tazminatının tamamından sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
4-Davacının emeklilik nedeni ile işten ayrılması nedeni ile kıdem tazminatına hükmedilmesi yerinde ise de, davacının emeklilik nedeni ile bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine ilişkin yazıyı işverenlere bildirdiği yönünde bir kayıt ya da belge bulunmamaktadır. Bu nedenle hüküm altına alınan kıdem tazminatına dava tarihi yerine işten ayrıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de davacının emeklilik nedeni ile işten ayrıldığı tarih 02.08.2012 tarihi olduğu halde 29.02.2012 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamıştır.
5- Davacı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, mahkemece bilirkişi raporunda hesap edilen alacak hüküm altına alınmış ise de, davacı, … isimli işçinin açtığı mahkemenin 2013/70 Esas sırasında kayıtlı davada tanık olarak alınan beyanında aynen “…İşyerinde düzenli yıllık izin kullandırılmıyordu. Bazı yıllar 5 gün, bazı yıllar 10 gün kullandırılıyordu. Davacı da bizim gibi yılda 5 veya 10 gün yıllık izin kullanmıştır. Ancak hangi yılda ne kadar kullandığını hatırlamıyorum. Kullanmadığımız yıllık izinlerin ücreti ödenmiyordu “ şeklinde beyanda bulunmuş olup bu beyan davacıyı bağlar. Bu nedenle davacı isticvap edilerek tanık olarak verdiği bu ifadesi kendisine sorulmalı, yıllık izin konusunda açıklayıcı beyanı alınmalı ve sonucuna göre davalılar lehine davacının kararı temyiz etmemesi ile oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden ücreti ödenmesi gereken yıllık izin süresi belirlenmelidir.
Öte yandan davacı asgari ücretle çalıştığı ve yıllık izin ücretinin çıplak ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiği halde,yol ücreti ekli giydirilmiş ücret üzerinden hesaplama yapılması, davalı ……Ltd.Şirketi son alt işveren olmamasına rağmen yıllık izin ücretinden sorumlu tutulması da ayrı bir bozma nedenidir.
6-Davacı vekili, davacının fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek fazla mesai, milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti talep etmiş, mahkemece bilirkişi raporuna itibarla bu iki alacağın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Ancak davacı, … isimli işçinin açtığı mahkemenin 2013/70 Esas sırasında kayıtlı davada tanık olarak alınan beyanında aynen, “…Davacının devlet hastanesinde birlikte çalıştığmız dönemde mesai saatleri vardiye usulüne göreydi. Davacı vardiyalı çalışıyordu. Vardiya saatleri 07,00-15,00, 15,00-23,00, 23,00-07,00 şeklindeydi. Vardiya bitiminden sonra mesai yapılmıyordu. Haftanın 6 günü çalışıyordu. Haftada bir gün hafta tatili kullanıyorduk. Milli ve dini bayramlarda nöbetçi değilsen çalışmıyordu. Nöbetçiysen çalışıyordu. Çalıştığımız zaman karşılığında da ücreti ödeniyordu. İşyerinde düzenli yıllık izin kullandırılmıyordu. Bazı yıllar 5 gün, bazı yıllar 10 gün kullanıdrılıyordu. Davacı da bizim gibi yılda 5 veya 10 gün yıllık izin kullanmıştır. Ancak hangi yılda ne kadar kullandığını hatırlamıyorum. Kullanmadığımız yıllık izinlerin ücreti ödenmiyordu dedi.
Davalı … Bakanlığının talebi üzerine soruldu: Ben de vardiyalı olarak çalışıyordum. Yıllık izinlerimizi senede 5 veya 10 gün kullanıyorduk “ şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosyadaki delillerden de davacının 2010 yılından itibaren … Hastanesi’de çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları da davacı ile bu hastanede birlikte çalışan kişilerdir. Bu nedenle 11.01.2010 tarihinden önceki fazla mesai, tatil çalışması iddiasını davacı ispat edememiştir. 11.01.2010 tarihinden sonraki dönem bakımından ise davacının kendisini bağlayan beyanı nedeni ile 3 vardiya sistemine göre günlük 7,5 saat çalıştığı ve 45 saati aşan çalışması olmadığı için fazla mesai talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti bakımından ise davacının beyanı ile bilirkişi raporuna göre çalıştığı kabul edilen tatil günü sayısı uyumlu ise de, hesaplama dönemi içindeki bordrolarda milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti zamlı tahakkuku olduğu halde bunların dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
Öte yandan davalı … …Ltd. Şirketi son alt işveren olmadığı halde kendi dönemini aşar şekilde sorumluluğu cihetine gidilmesi de isabetli olmamıştır.
7-Davalı … Bakanlığı ve davalı Üniversite harçtan muaf olduğu halde, davacının peşin yatırdığı harcın yargılama giderine katılmak sureti ile harçtan sorumlu tutulmaları da hatalıdır.
O halde davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, yatırılan temyiz harcının istek halinde davalı şirketlere iadesine, 16.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.