YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21607
KARAR NO : 2015/23362
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, emekli olması sebebiyle iş akdini sonlandırdığını bu nedenle hak etmiş olduğu kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal ve genel bayram tatil ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiş, davalı şirket cevap vermemiştir.
Mahkemece, yıllık izin ücret alacağı talebinin reddi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda fazla mesai ücret alacağı olduğu iddiasında bulunan davacı işçi bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olup uyuşmazlık konusu olayda davacı bu iddiasını kanıtlamak için tanık dinletmiş ise de bu tanıkların davacının akrabası veya komşusu oldukları bu itibarla iş yeri çalışanı olmadıkları gibi çalışma düzenini bilebilecek kişiler olmadıkları da açıktır. Davacının fazla mesai ücreti alacaklısı olduğu iddiasını kanıtladığından bahsedilemeyeceğinden davacının fazla çalışma ücretine yönelik talebinin reddi gerekirken yetersiz tanık beyanlarına itibarla talebin kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
3- Davalı Sosyal Hizmetler Kurumu Müdürlüğü asıl işveren olarak işçinin kendi iş yerinde çalıştığı dönem itibari ile tazminat ve alacaklardan sorumlu tutulmuş olmasına rağmen mahkemece hüküm altına alınan tüm alacaklar yönünden aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.