YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21998
KARAR NO : 2015/23311
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini, davalı iş yerinde haftanın 7 günü 08:00-20:00 ile 20:00-08:00 saatleri arasında çalışan davacıya fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının emeklilik nedeniyle değil başka bir işyerinde işe başlamak için işten ayrıldığını, kıdem tazminatına hakkı bulunmadığını, istisnai olarak yapılan fazla çalışma karşılıklarının ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iş akdinin davacı işçi tarafından yaş hariç emeklilik şartlarını tamamlaması nedeniyle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma süresi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, işverence 01.03.2012 tarihinden itibaren davacının işe giriş çıkış saatlerini gösterir belgeler sunulmuştur. Kayıt bulunan dönemlerde artık tanık beyanlarına itibar edilemez. Bu nedenle bu dönem için işe giriş çıkış kayıtlarına göre fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken tanık beyanlarına itibar edilerek hesaplama yapılması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.