Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/5254 E. 2014/14130 K. 23.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5254
KARAR NO : 2014/14130
KARAR TARİHİ : 23.06.2014

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının asıl işveren …’na bağlı …Devlet Hastanesi’nde 15.09.1999 tarihinde temizlik işçisi olarak çalışmaya başladığını, işe başladığı tarihten itibaren kesintisiz olarak aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini ve en son alt işveren olan davalı … İnş. Taah. Gıda Tem. Bilg. Tic. Ve San. Ltd. Şti.’nde çalışırken 26.08.2012 tarihinde emekliliği sebebi ile işten ayrıldığını öne sürerek kıdem tazminatı alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davacı ile … arasında herhangi bir iş akdi bulunmadığını ve ihale yoluyla gördürülen hizmetlerden dolayı da …’nın işçilik alacaklarına yönelik olarak asıl işveren sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı bakanlığın asıl işveren olduğu ve davacının emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın, kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.
Mahkemece her ne kadar kıdem tazminatına akdin feshi tarihinden itibaren faiz işletilmesi hüküm altına alınmış ise de; davacı işçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiğine dair dosya içerisinde mevcut bir bilgi, belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde davalı tarafın emeklilik işleminden haberdar olmadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden kıdem tazminatına dava tarihi yerine fesih tarihinden faiz işletilmesi hatalı olduğu gibi hüküm fıkrasında davalılardan … harçtan muaf olmasına rağmen harçtan hangi davalının sorumlu olduğunun açıkça yazılmaması ve davalılar yargılama gideri ve vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına rağmen tek davalı varmış gibi infaz aşamasında tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması dahi hatalı olup bu hususlar bozma sebebi ise de, bu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, kararı diğer davalının temyiz etmediğide gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın 1, 2, 3 ve 5. bentlerinin silinerek yerine;
“1-Davacının kıdem tazminatı talebinin KABULÜ ile, 13.760,00 TL kıdem tazminatı alacağının 26.08.2012 fesih tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalı … Bakanlığının faiz yönünden sorumluluğu 11.01.2013 dava tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek banka mevduat faizi ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 940,00 TL nispi karar harcından peşin ve ıslah harcı olarak alınan 242,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 697,75 TL harcın davalı … Tic.San.Ltd.Şti. ‘den tahsil olunarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu 270,30 TL harç masrafının davalı …den; tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak yapmış olduğu 331,85 TL yargılama giderinin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.651,20 TL nispi avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 23.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.