Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/551 E. 2014/13859 K. 19.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/551
KARAR NO : 2014/13859
KARAR TARİHİ : 19.06.2014

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülmekte olan dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak dairemizce verilen 24.10.2013 gün ve 2013/20182-17288 E.K. sayılı kararın karar düzeltme yoluyla yeniden incelenmesi davacı tarafından istenilmekle isteğin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosyadaki belgeler okundu.Gereği görüşüldü:
1-Yerel mahkemece oluşturulan hükmün davacı tarafça temyizi üzerine dairemizce onandığı anlaşılmaktadır.Ne var ki karar düzeltme nedeni olarak ileri sürülen yönler dikkate alındığında dairemiz kararının dava dosyası içeriğine uygun düşmediği anlaşılmış olmakla,adı geçenin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizce verilen 24.10.2013 gün ve 2013/20182-17288 E.K. sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacı tarafın temyiz inceleme isteğinin yeniden incelenmesine gelince;dava arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde sonradan ortaya çıkan ve önceden öngörülemeyen durum değişiklikleri nedeni ile edimler arasında aşırı bir orantısızlığın oluşması halinde işlem temelinin çökmesinden hareketle sözleşmeye müdahale edilebilecektir. Gerçekten bazen oluşan koşul ve beklenmedik durumlarda bir taraf için sözleşme hükümleri çekilmez hale gelebilir.Bu duruma düşen taraftan sözleşmeyi ifa etmeyi beklemenin dürüstlük kuralına aykırı düştüğü hallerde ve zarar görenin talebi üzerine hakimin sözleşmeye müdahelesi olanaklı hale gelir.
Öte yandan; ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi,gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir.Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde,itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez. Bilirkişi görüşü hakimi bağlamaz ise de bir kez bilirkişi görüşü alındıktan sonra bundan dönülerek uyuşmazlığın çözümü hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki ve mesleki bilgi ile çözümlenebileceği kabul edilemez.
Somut olaya gelince; mahkemece yargılama sırasında bilirkişi görüşüne başvurulduğu, bilirkişi kurulundan kök ve ek raporların alındığı,düzenlenen raporlar ve özelikle ek raporda davacı şirket iddialarını doğrulayan bulgulara ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece ek raporda açıklanan bulgulara değer verilip verilmeyeceği karar yerinde tartışılmadan ve gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, değişik gerekçelerle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklandığı üzere bu tür davaların dinlenebilirlik koşulunun öngörmezlik ve aşırı zarar olduğu,bu unsurların oluşup oluşmadığının belirlenmesinin de özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiği göz önüne alındığında mahkemece somut olayın açıklığa kavuşturulması için ve düzenlenen rapora itibar edilip edilmeyeceği hüküm gerekçesinde tartışılmadan karar verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca ve mahkemece mevcut raporlar yeterli görülmüyorsa; dosyanın yeniden konusunda uzman bir bilirkişi kuruluna verilerek,somut olayda uyarlamanın koşulu olan öngöremezlik ve aşırı zarar unsurlarının oluşup oluşmadığı hususlarında tarafların itirazlarını da karşılar şekilde yeterli ve denetime elverişli rapor alınmalı, davanın temelini oluşturan ve az önce açıklanan unsurların oluşup oluşmadığı duraksamasız saptandıktan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen temyiz ve karar düzeltme harçlarının istek halinde davacıya iadesine, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.