YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6825
KARAR NO : 2014/19567
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
Mahkemesi : İskenderun 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 07/10/2013
Numarası : 2010/659-2013/959
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 15.09.2005-13.08.2008 tarihleri arasında çalıştığını, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi kendisinin haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, fazla çalışma yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda davacının günde 12 saat çalıştığı anlaşılmaktadır. Taraflarca itiraz edilmeyen puantaj kayıtlarında giriş çıkış saatleri yazmasa da davacının hangi günlerde çalıştığı açıkça tespit edilebilmektedir. Bilirkişi de raporunda puantaj kayıtlarını esas almıştır.
Bilirkişi raporu incelendiğinde davacı aralıklı çalışmasına rağmen davacının çalıştığı gün sayısı kesintisizmiş gibi birleştirilerek haftalık hesaplama açısından 7 güne bölünerek hafta sayısı tespit edilmiştir. Örneğin 01.06.2006-30.06.2006 döneminde davacının ilk hafta 5 gün çalıştığı, 2. hafta 3 gün çalıştığı, 3.hafta 4 gün çalıştığı ve 4. hafta 7 gün kesintisiz çalıştığı ve ayın son iki günü diğer haftada iki gün daha çalıştığı görülmektedir. Davacının bu aydaki çalışması aralıklı olarak 21 gündür. Bilirkişi haftalık 45 saati aşan çalışmaları hafta hafta hesaplamak yerine, davacının günde 7,5 saati aşan 3 saat çalışması bulunduğunu, haftada 6 gün çalıştığından 18 saat haftalık fazla çalışma yapıldığını, kesintili 21 günlük çalışmanın 3 haftaya denk geldiğini, 3 haftada 18 saatten 54 saat fazla çalışma yapıldığını kabul etmiştir.
İşçilik alacaklarında günlük çalışma hesabın gerektiren gece 7,5 saati aşan çalışmalar, günde 11 saati aşan çalışmalar gibi özel durumlar dışında fazla çalışma haftalık olarak hesaplanır.
Bilirkişinin haftalık döküm yaparak 45 saati geçen çalışma varsa bu kısmı fazla çalışma olarak hesaplaması gerekirken tüm çalışma dönemindeki kesintili çalışmaları gün üzerinden toplayarak hafta sayısını bulmak suretiyle kesintisiz çalışmış kabul ederek yaptığı hesaplama hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.