Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/9022 E. 2014/15641 K. 08.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9022
KARAR NO : 2014/15641
KARAR TARİHİ : 08.07.2014

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine 9.Hukuk Dairesi’nin 02.05.2013 tarihli ilamı ile özetle, “…Mahkemece fazla çalışma karşılığının ödenmemesi sebebine binaen davacının iş akdini haklı olarak feshettiği kabulü ile kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretinin kabulüne karar verilmiş ise de; davacının aynı Mahkeme’nin 2009/59 Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlendiği ve burada fazla çalışma ücretlerinin ödendiğini, iş akdini ise siyasi sebepler ve işverenin yaşattığı zorluklar sebebiyle sona erdirdiğini beyan ettiği görülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle tanık beyanlarından davacının işyerinde baskı yaşadığını somut olarak ispatlayamadığı ve tanık olarak dinlendiği davada da fazla çalışma ücretinin ödendiğini kabul ettiği anlaşılmıştır.
Buna bağlı olarak, Mahkemece davacının kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretine ilişkin taleplerinin reddi gerekirken eksik inceleme ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davanın reddine karar verilmiştir.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay’ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir
Somut olayda, yıllık izin ücreti ile milli bayram ve genel tatil çalışma ücret alacakları bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, tespit hükmü kurulması gerekirken bu alacaklar hiç yokmuş gibi karar verilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücreti, harç hesabında bu alacakların dikkate alınmaması hatalı olmuştur. Ne var ki; bu yanlışlıklıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1,2,3,4 ve 5 numaralı bentlerinin tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“1-a)3.596,40-TL yıllık izin ücretinin 200,00 TL’sının dava tarihi olan 20.05.2009 tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan 03.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b)252,27 TL resmi ve dini bayram tatil alacağının 200,00 TL’sının dava tarihi olan 20.05.2009 tarihinden bakiyesinin ıslah tarihi olan 03.12.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” ilişkin hüküm kısımları bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacının kıdem tazminatı, fazla mesai ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre 262,90 TL nispi karar ve ilam harcı takdirine, davacının yatırdığı toplam 212,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 50,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesap edilen 461,84 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesap edilen 1251,32 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 42,70 TL başvuru gideri, 197,10 TL ıslah harcı olmak üzere 239,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından 120,00 TL bilirkişi ücreti ve 50,00 TL posta masrafı olmak üzere yapılan toplam 170,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre (%27 kabul)45,90 TL’sının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacının yatırdığı 32,00TL gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,” sözcük ve rakamlarının yazılmasına, kararın hüküm fıkrası düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08/07/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.