YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9057
KARAR NO : 2014/14282
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız, samimiyetsiz ve kötü niyetli davranılmak suretiyle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş sözleşmesinin, bölge müdürüne önceden bilgi vermeksizin ziyaret planını başına buyruk şekilde değiştirme ve bu davranışına bahaneler uydurma şeklindeki davranışının tüm ikazlara rağmen süreklilik arz eder hale gelmesi ve en son olarak da çalışmakta olduğu bölgede bulunan.. Eczanesi’ne nakit para taahhüdünde bulunduğunun şirkete iletilmesi üzerine 4857 sayılı Yasanın 25/2-e-h bentleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,yapılan yargılama ve toplanan kanıtlar karşısında davalı işverenin iş sözleşmesinin geçerli bir nedene dayalı olarak feshedilmiş olduğunu ispatlayamadığını, 4857 sayılı Yasanın 25/2-e-h alt bentlerinde belirtildiği fesih sebeplerinin somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Dosya içeriğine göre, davacı, davalı işyerinde yaklaşık 2,5 yıl süreyle tıbbi mümessil olarak görev yapmış olup iş sözleşmesi; işyerinde olumsuzluklara yol açan ve diğer çalışma arkadaşlarına da kötü emsal teşkil eden davranışlarının, iş sözleşmesinden kaynaklanan sadakat borcuna aykırılığın özel bir halini teşkil ettiğinden karşılıklı güvene dayalı bir borç ilişkisi mahiyetinde olan hizmet ilişkisinin sürdürülmesinin şirket açısından kabul edilemez olduğu belirtilerek 4857 sayılı Yasanın 25/2-e-h alt bentleri uyarınca feshedildiğini davacıya bildirilmiştir.
Somut olayda davacıdan ilk olarak 22.02.2013 tarihli savunma istemi ile 21..02.2013 tarihinde aylık çalışma programı gereği Amasya ilçeler brickinde olması gerekirken o gün diş rahatsızlığı nedeniyle … Merkez de olduğu belirtildiği, yaklaşık 10 gün kadar önce tanıtım yönetmilği gereği çalışma programında bölge yöneticisine bilgi vermeden değiştiremeyeceği belirtilerek savunma istenmiş olup davacı savunmasında, gece acil gelişen bir dış rahatsızlığı nedeniyle seyahatine erken çıkamadığını, bu sebepten dolayı bölge müdürüne haber veremediğini, ciddi bir diş rahatsızlığından dolayı 21.02.2013 sabahı acilen diş hekiminin yanında olması gerektiğinden böyle bir aksaklık yaşandığını beyan etmiştir. Davalı işveren tarafından bu eylem nedeniyle yazılı olarak ihtar edilmiştir.
01.04.2013 tarihinde ise planında yer alan … Ün.Çorum Eğt.Araştırma Hastanesinde ikili çalışma yapmak amacı ile üniteye gidilmesine rağmen kendisinin ünitede görülemediği, üniteden ayrılarak …’daki evinin olduğu yerden geçerken arabanın evin önünde olduğunun görüldüğü ve buna istinaden kendisinin arandığı, belirttiği plan dahilinde neden ünitesinde olmadığının yazılı olarak açıklaması istendiği belirtilerek savunması istenmiş olup davacı savunmasında, evde olduğunun doğru olduğunu, sebebinin ise eşinin ayağında kırık ve pansuman yapılması gereği olduğunu, belirttiği tarihte çalışma olduğundan haberinin olmadığı için böyle bir durum yaşandığını beyan etmiştir. Bu eylemine ilişkin ne tür bir disiplin işlemi yapıldığı dosyadan anlaşılamamıştır.
Son olarak 04.04.2013 tarihli davalı işveren müşterilerinden olan bir eczane sahibinin verdiği dilekçe ile, ” …Mayıs 2012 kampanyası ve sonrasına … adlı mümessil arkadaşının 250 TL ” Staze fatroaltı sözü vardı bu güne kadar alamadığını, alacağının tarafınızdan karşılanmasını, birkaç sefer kendisini aramasına rağmen bir sonuç alamadığını” belirttiği görülmüştür.
Bu dilekçe üzerine davacıdan savunma istenmiş olup savunmasında “eczanenin beyanda bulunduğu şekilde söz verilmediğini, eğer bu şekilde 2012 de bir söz verilip yerine getirilmemiş olsaydı, tekrar Kasım 2012 deki kampanyada mal alıp bu ürünü rafında bulundurmayacağını, tamamen konuyu çarpıtarak farklı bir boyuta getirdiğini, bu konunun bu noktaya gelmesinin sebebinin Mayıs 2012 kampanyasından önce aldığı Staze isimli ürünle ilgili destek istediğini, kendisinin de bu konuyu önceki bölge müdürüne ilettiğinde 1 kolu a-4 kağıt gönderelim olduğunu, eczacının Mayıs 2012 kampanyası çıktığında daha önceki altığı staze iade ederek daha fazlasını aldığını biltdirdiğini, bunun üzerine telafuz ettiği 250 TL yi nakit olarak istediğini, kendisi ve bölge müdürünün de tarafına böyle bir şeyin karşılanamayacağını bildirdiklerini, ama kendisinin bu talebi sürekli devam ettiğini “beyan etmiştir.
Davacı ile ilgili fesih öncesi kronolojik sıralama yukarıda belirtilmiş olup davacının gerek diş rahatsızlığına dair gerekse eşinin sağlık durumuna dair herhangi bir belge dosyaya sunmamıştır. Buna karşılık kendisinin 1-3 Nisan 2013 tarihleri arasında akut üst solunum yolları enfeksiyonuna, 4-5 Nisan 2013 de ise lumbago rahatsızlıklarına dair sağlık raporları sunmuştur.
Dolayısıyla davacının iş sözleşmesinde de ayrıca belirlenen çalışma şekil ve kuralları ile işveren karşı sadakatle ve özenle çalışma yükümlülüğünü aykırı hareket ederek aylık olarak belirlenmiş olup çalışma programında olan/olacak olan değişiklikleri amiri konumunda bulunan bölge yöneticisine bildirmediği ve onun bilgisi dışında hareket ettiği, bizzat kendisinin belirlediği çalışma düzenine rağmen bulunması gereken yerde bulunması gereken saatte bulunmadığı, evinde olup bunun nedenini eşinin rahatsızlığı olarak göstermesine rağmen bu yönde delil dosyaya sunulmadığı, kendi rahatsızlığı ile ilgili sağlık raporlarının sunulduğu, bu hali ile evde bulunma nedeni ile savunmasının çeliştiği, en önemlisi de davalı işverenin müşterisi konumunda bulunan bir eczanenin durup dururken davacı ile ilgili gerçek dışı itham ve isnatlarda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi davacının savunmasındanda bu yönde bir konuşma/anlaşma olduğu sonucuna varıldığı görülmekle; davacının tutum ve davranışları nedeniyle yapılan feshin 4857 sayılı Yasanın 25/2-e-h bentleri kapsamında haklı nedenle feshe neden olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, davalı işveren tarafından yapılan fesih haklı nedene dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile işe iadesine yönelik hüküm kurulması hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 25,20 TL harçtan peşin yatırılan 24,30 TL harcın tenzili ile bakiye 0.90 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider ve delil avansının istek halinde ilgilisine iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 24/06/2014 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.