YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9236
KARAR NO : 2014/17949
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : İşe İade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Tigem vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haksız olarak alacak davası açması nedeniyle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Tigem vekili davacının kendi işçisi olmadığından ve davalı şirketlerle arasında muvazaa ve asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığından davanın husumet nedeniyle reddini, diğer davalılar … ise taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunun … iş Mahkemelerinden verilen kararla kesinleştiğini ve davanın husumet yönünden reddini, diğer davalı … ise davacıların istifa etmek suretiyle işten ayrıldıklarını, ve feshin kendilerince yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; her ne kadar davacının …primleri davalı şirketler tarafından yatırılmakta ve davalı şirketler hizmet alım sözleşmesi ile hayvancılık ve tarım işlerinin yapılması işini ihale ile almış ise de, işçilerin … … işyerinde çalıştıkları, yapılan işin tarım işleri olup diğer davalı …’ in asıl işinin bir parçası olduğu, tanık beyanları ile sabit olduğu üzere emir ve talimatların …’in hizmetinde çalışan şeflerden alındığı hususları ve…3. İş Mahkemesinin 2010/980 Esas, 2012/142 Karar sayılı Yargıtay 22. H.D. 2012/10405 E. Ve 2013/226 Karar sayılı 22.01.2013 tarihli kararıyla kesinleşen … ve diğer davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkinin muvazaalı olduğuna dair onama kararı nazara alındığında, davalı şirketler hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, ancak HMK 327/2 maddesi uyarınca kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet veren davalı şirketler yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, davalı … tarafından feshin geçerli nedene dayandığının kanıtlanamadığı, sözleşmenin fesih sebebinin davacı tarafça açılan fazla çalışmaya ilişkin dava olduğu, davalı… vekilinin ibraname iddiasındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispatlanamadığı, diğer davalılar ile davalı … arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin de muvazaalı olduğu, davacının iş sözleşmesinin kurulduğu andan itibaren, davalı … işçisi kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının kıdemi ve özellikle sözleşmenin fesih nedeni dikkate alınarak tazminat miktarının 8 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
Her şeyden önce Mahkeme kararında dava dosyası ile uyumlu olmayan kes kopyala yapıştır yöntemiyle diğer davalardan alındığı anlaşılan “Yapılan yargılama… ” ve “Her ne kadar … ” ibaresi ile başlayan paragrafların bu dava dosyasıyla ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı …’ a ait … Hizmet Cetvelinin incelenmesinde 05.06.2007 tarihinde 1135536 sicil nolu alt işveren… Nakl. İnş. Konf. San. Ve Tic. Ltd. Şirketi nezdinde işe başladığı 31.07.2010 tarihinde çıkışı yapıldıktan sonra ara vermeksizin 01.08.2010 tarihinde 1177197 sicil nolu alt işveren… … Ortaklığı nezdinde çalıştığı ve iş akdinin 30.09.2010 tarihinde feshedildiği ve davacının fesih öncesinde 23.09.2010 tarihinde… Şirketi ve … aleyhine alacak davası açtığı ve bunun üzerine iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır. Davacının hizmet cetvelinde … de çalıştığı döneme ilişkin bir kopukluk bulunmamaktadır.
Mahkemece feshin geçersizliğine, ve kesinleşmiş muvazaa tespitine göre davacının … işyerine işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez.
Somut olayda iyiniyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.’nun 2.maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince muvazaalı işlemin tarafının, davacının iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (HGK.’nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı)
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal nedene dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Davacının işyerindeki kıdemi 5 yılın altında olmasına rağmen davacının kıdemi ve feshin, davacının işveren aleyhine 23.09.2010 tarihinde … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2010/685 E. Sayılı dosya ile fazla mesaiden kaynaklı alacak davası açması nedeniyle yapıldığı da açıkça anlaşıldığından işe başlatmama tazminatının +1 ay ilavesiyle 5 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir. İşe başlatmama tazminatının üst sınırdan takdiri isabetsiz olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, davalının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı … işyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı … tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı …’e süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin alınan 17,15 TL harcın tenzili ile bakiye 8.05 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan …’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 208,15 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan gider ve delil avansından artan miktarın ilgililere iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı Tigem’e iadesine, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.