YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9336
KARAR NO : 2014/20244
KARAR TARİHİ : 05.11.2014
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe İade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı Liman İş Sendika üyesi olduğunu, davalı işyerinde 09.05.2007 tarihinde depo elemanı olarak çalışmaya başladığını, davalı işverenin sendika üyesi olduğunu öğrenince 07.01.2013 tarihinde iş akdinin feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Yasasının 19. maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı, davacının sendika üyesi olması ve tanıkların davacının sendika üyesi olması sebebiyle işten çıkartıldığını beyan etmeleri ve bir anda birden fazla işçinin iş akdine son verildiği birlikte değerlendirildiğinde feshin sendikal nedene dayandığının anlaşıldığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve sendikal tazminata karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçinin iş sözleşmesinin 09.11.2012 tarihli fesih bildirimiyle 07.01.2013 tarihinde feshedileceği ve davacının 09.11.2012 tarihinden itibaren 8 hafta ihbar öneli kullanmasının uygun görüldüğü ve ihbar öneli süresi içerisinde her gün iki saat iş arama iznini kullanacağı, İş arama iznini toplu kullanmak isterse işverene başvurması gerektiği yönünde davacının da tarih atıp imzaladığı fesih bildirimi yapılmıştır. 07.01.2013 tarihli ibraname makbuz ve feragatname başlıklı belgede ise davacıya ihbar tazminatı ödemesi yapılmamış olduğu görülmüştür. Dava feshin bildirimi tarihine göre hak düşürücü süre geçtikten sonra 31.01.2013 tarihinde açılmıştır.
Hal böyle olunca davanın fesih bildirim tarihinden itibaren 1 aylık yasal sürede açılmadığı dosya kapsamından açıkça anlaşılmasına göre davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin feshin geçersizliğine ve sendikal tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuştur. Ayrıca kabule görede davacının 09.11.2012 tarihli bidirimden sonraki tarihte 28.11.2012 tarihinde sendikaya üye olduğu ve 30.11.2012 tarihinde üyeliğe kabul edilmiş olduğu anlaşılmakla sendikal tazminata karar verilmesi isabetli olmamıştır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 25.20 TL harçtan peşin alınan 24.30 TL harcın tenzili ile bakiye 0.90 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 25.65 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 05.11.2014 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.