YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9391
KARAR NO : 2014/20568
KARAR TARİHİ : 10.11.2014
Mahkemesi : Mersin 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 10/04/2014
Numarası : 2012/302-2014/188
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının 2005-25.03.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ulusal bayram genel tatil, fazla çalışma alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının 07.07.2007 tarihli işe giriş bildirgesi ile imzalı belirsiz süreli iş sözleşmelerine göre davalı iş yerinde, 07.07.2007-01.08.2007 tarihleri arasında 54 gün, 04.12.2010-25.03.2012 tarihleri arasında 737 gün olarak toplam 796 gün çalıştığı, davacının 2005 yılından itibaren çalıştığı ve çalışmasının 2009 yılı 5. ve 6. aylar haricinde kesintisiz olduğunun yöntemince kanıtlanamadığı, buna göre kuruma bildirilen süreye itibar edilmesi gerektiği, davacının asgari ücretle çalıştığı, yıllık izinlerini kullandığı, fazla çalışmasının bulunmadığı, davacının işverenin kendisine zorla evrak imzalatmak istediğini ve imzalamadığı için işten çıkarıldığını iddiası ile ilgili hiç bir delil sunulmadığı, davalı işverence devamsızlık tutanakları sunulduğu, dinlenen tanıkların tutanakları doğruladığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 07.07.2007-01.08.2007 tarihleri arasında 54 gün çalıştığı dönemde sözleşmenin haklı olarak feshedildiği davalı işveren tarafından ispatlanamadığından bu dönem hizmeti açısından ihbar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının forklift işçisi olarak çalıştığı dönem dışında kalan çalışmaları açısından davacı ve davalı tanıkları beyanları karşısında fazla çalışma yapıldığı usulünce ispatlanamamışsa da davacının forklift işçisi olarak çalıştığını davacı tanıklarınca ifade edildiği, davalı tanıklarından Deniz ve Nevzat’ın bu yönde beyanları bulunmadığı, diğer davalı tanığının ise davacının forklift işçisi olarak çalışması konusunda yeterli bilgi sahibi olmadığı ehliyeti yoksa da kullanmışsa bilemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları elden fazla çalışma ödemesi yapıldığını beyan ederken Nevzat ve Abdurrahman vardiyalı çalışma nedeniyle fazla çalışma yapılmadığını, tanık Deniz ise fazla çalışmaların banka hesabına yatırıldığını beyan etmiştir. Davalının ve tanıklarının fazla çalışma yok yönündeki beyanlarına rağmen davalı tanığı Abdurrahman’ın fazla çalışmaların banka aracılığı ile ödendiğini beyan etmesi karşısında davalı tanık beyanlarının çelişen kısımlarına itibar edilmemelidir. Bu nedenle forklift işçisi olduğu dönem haricindeki çalışmalar değerlendirme dışı bırakılmalıdır. Davalı cevap dilekçesinde iki forklift işçisi olduğunu yetersiz kalındığında dışarıdan hizmet alımı gerçekleştirildiğini savunmuştur. Dışarıdan hizmet alımı yapıldığı ve davacı tanıklarının açıkça foklift kullandığını beyan etmeleri karşısında davalıya karşı davası bulunmayan tanık Ümit’ten davacının forklift işçisi olarak çalıştığı dönem yeniden sorularak fazla çalışması bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Fazla çalışma yapıldığının anlaşılması halinde ise davacının haklı olarak işten ayrıldığı kıdem tazminatı hakkının bulunduğu kabul edilerek buna göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.