YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10735
KARAR NO : 2015/21551
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, davalı işveren bünyesinde sorumlu baş şoför olarak çalıştığını, davaya konu işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle alacak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, davalı işyerinde çalışırken işe devam etmemekle hizmet akdini feshettiğini, kaldı ki 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-g bendinde işverenin haklı sebeple hizmet akdini fesih edebileceğinin açıkça ifade edildiğini, davacının davalı müvekkili firma nezdinde her türlü işçilik haklarının ödendiğini bu nedende davanın reddini gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, delil durumu, tanık beyanlarına göre, davacının hizmet akdinin, davalı işveren tarafından feshedildiği, davalı işverenlerin davacının hizmet akdinin tazminat gerekmeyecek şekilde sona erdirildiğine dair ispat yükümünü yerine getiremediği, feshin haksız olduğu, akdin feshinde ihbar önellerine uyulmadığı gerekçesi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin taleplerinin; davacı tanıkları ile ispatlanan fazla çalışma ve genel tatil ücretlerine ilişkin taleplerinin; davalı işveren tarafından ödendiği ispat edilemeyen yıllık izin ve asgari geçim indirimi taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, olağandışı fazla çalışma iddiasında bulunan işçi bu iddiasını ispatlamakla mükellef olup, davacı fazla çalışma alacak iddiasını kanıtlamak için tanık deliline dayanmış ve buna göre sonucuca gidilmiştir. Her iki davacı tanığının da işveren aleyhine açtıkları dava olduğu kendi beyanlarından anlaşılmaktadır. Beyanlarından kendi lehlerine de sonuç çıkması kaçınılmaz olup anlatımlarına bu nedenle ihtiyatla yaklaşılması gerekir.
Dava dilekçesinde davacının çalışma sürelerine yönelik herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi sadece 45 saatin oldukça üzerinde çalışma yapıldığı belirtilmiştir. Davacı tanıklarının beyanlarına göre 04:00 – 20:00 saatleri arasında ve gerektiğinde bu saati aşan çalışma iddiası hayatın olağan akışına ve insan takatine uygun görülmemektedir. Yapılması gereken iş HMK’nın 31. maddesi gereği hakimin davayı aydınlatma görevi doğrultusunda davacının işinin niteliği, işyerinin özellikleri, gerekirse mahallinde keşfen belirlenerek tanık beyanlarının buna göre denetlenip değerlendirilerek davacının çalışma saatlerini belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
O halde davalı şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.