Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/11524 E. 2015/13413 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11524
KARAR NO : 2015/13413
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

Mahkemesi : İzmir 11. İş Mahkemesi
Tarihi : 30/09/2014
Numarası : 2013/655-2014/612

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı işyerinde 2007/2008 yıllarından beri pamuk ekim alanlarında daralmanın devam ettiğini, sektörel daralma ve ekonomik sıkıntı nedeniyle maliyetlerin düşürülerek tasarrufa gidilmesi amacıyla işletmesel karar ile davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin ekonomik nedenler ve bilişim teknolojisindeki N….Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımı sonucunda oluşan istihdam fazlasına dayandığını, fesihten sonra ne genel müdürlük birimlerine ne de bağlı işletmelere yeni personel alımı yapıldığını, feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, işletmesel karara bağlı fesihlerde, öncelikle her birimde ekonomik nedenlerle kalıcı şekilde istihdam fazlası konumuna gelen personelin tespit edilmesi, bu personelin işletmenin diğer birimlerinde istihdamının mümkün olup olmadığının araştırılması ve nihayet son çare kapsamında feshin kaçınılmaz olduğunun tespitinden sonra feshe başvurulmasının gerektiği, teknik personel olarak çalışan davacı hakkında başka birimlerde istihdamının mümkün olup olmadığı veya başka bir göreve verilmesinin mümkün olup olmadığı yönünde bir araştırma yapılmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 22. H.D. 2013/20647-18805 E/K sayılı 13.09.2013 tarihli kararıyla “bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, zararın işgücünü ne şekilde etkilediği, istihdam fazlası oluşup oluşmadığının keşfen inceleme ile belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece Yargıtay 22.H.D. bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, keşif sonrası alınan bilirkişi raporu yönünde davalı iş yerinin dönem sonu zararının gelirlerindeki azalmadan kaynaklandığı, genel yönetim giderlerinin brüt satış tutarı içindeki oranın binde dokuz gibi çok düşük olduğu, giderler içinde de düşük bir oranla yer aldığı ve giderlerinin de azalmış olduğu, davalı işyerinde işçi çıkışlarından sonra yerlerine yeni işçi alımlarının yapıldığı, ancak davacının görev tanımına uygun olarak işe alım yapıldığına dair bir tespit yapılamadığı, davacının çalışmış olduğu A…. bölümünün fesihten sonrada devam ettiği, incir birliğince 3 teknik personel kadrosunun iptal edildiği 11 adet teknik personel kadrosunun kaldığı, bu 11 kadrodan 2011 yılında tamamı dolu iken, 2012 yılında 4 adet kadronun boş olduğu, 2013 yılında kadro sayısının 9 adete düşürüldüğü, bu kadrolardan da 2 adedinin boş olduğu, davalı işverenin mali durumundaki kötüleşme sonucu davacının çalıştığı A…bölümünde daralmaya gidildiği, davalı işveren tarafından davacının başka bir işte çalıştırılması imkanının bulunmadığının kabulü ile davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
Somut olayda davacının A…. Bölümünde Teknik Personel olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 23.02.2012 tarihli fesih bildirimi ile birliğin içinde bulunduğu sektörel daralma ve ekonomik sıkıntı nedeniyle, birlik giderlerinin azaltılarak maliyetlerin düşürülmesini teminen ivedilikle tasarrufa gidilmesinin zorunluluğu çerçevesinde kanuni hakları ödenerek feshedildiği, işverence dosyaya sunulan belgelerde 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri arası 25 işçi alımı ve 53 fesih yapıldığının belirtildiği, liste şeklindeki isim ve kadro cetvelinde ise 26.02.2012 tarihli fesih öncesinde ve sonrasında 01.12.2011 ve 12.06.2012 tarihlerinde davacı ile aynı kadroda personel alındığı ve yine işe girişler ve işten ayrılanların gösterildiği listelerde işverenliğin işten çıkartılan kadrolar yerine aynı nitelikte istihdam yaptığı anlaşılmıştır. Bu durum bozma sonrası yapılan keşif sonucu tanzim edilen 08.08.2014 tarihli bilirkişi raporunun 5. ve 6. sayfalarında birlik genel müdürlük ve bağlı işletmelerinde birliğin tamamında devamlı olarak işçi alımları ve işçi çıkışları yapıldığı, normal olarak kadrolarını korudukları görülmüştür. Ve davacının çalıştığı bölümle ilgili olarak 2011 yılında 11 adet kadronun dolu olduğu, 2012 yılında 11 kadrodan 4’ü boş 7 adedi dolu, 2013 yılında ise kadro sayısının 9 a düşürüldüğü 2 adedinin boş olduğu tespiti yapılmıştır. Fesihten sonra A… Müdürlüğü Teknik Personel kadrosuna 12.06.2012 tarihinde O… Ü… isimli işçi alınmıştır. İşveren bu durumda işletmesel karara dayalı fesih yapılan kadrolara yeni istihdam yaparak işletmesel karar ile çelişen ve tutarsız uygulama yapmıştır. Yaklaşık 7 yıldır kurum personeli olarak değişik bölümlerde çalışmış davacıya feshin son çare olması kapsamında başka görev teklifi de yapılmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacının işe iadesi ile işe başlatmama tazminatının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak 5 aylık brüt ücret tutarında belirlenmesi gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca mahkeme kararı bozularak ortadan kaldırılmış ve Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı nezdinde İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı tarafça süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın tenzili ile bakiye 5.55 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 340.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.07.2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.