YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11943
KARAR NO : 2015/13299
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, yapılan feshin geçersiz olduğunu, savunmasının alınmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin bankanın kredilendirme ve teminatlandırma prosedürlerine aykırı şekilde kredi kullandırılması, kredili firma ile arasındaki ticari ilişkiyi araştırmayarak kredi ilişkisine girmesi sebebiyle ağır kınama cezası verildiğini, buna ek olarak 2013/3. ve 2014/1.çeyrek sonucu yapılan performans değerlendirmesinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkması nedeniyle geçerli nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının görev yaptığı dönem boyunca banka kredilendirme ve teminatlandırma prosedürüne aykırı şekilde kredi kullandırdığı, kredili firma ile arasındaki ticari ilişkiyi araştırmayarak kredi ilişkisine girilmesi nedeniyle banka disiplin kurulu kararıyla 23/10/2013 tarihinde kendisine ağır kınama disiplin cezası verildiği, 2013/3. ve 2014/1. çeyrek sonuçları üzerinden yapılan performans değerlendirme toplantısında faaliyetleri ve verimlilik ile performansının yetersiz olduğunun tespit edildiği bildirerek 4857 sayılı İş Kanunu 17-18. maddeleri hükmünce iş akdini feshettiği, davacı hakkında ihbarnamede belirtilen olay nedeniyle soruşturma yapıldığı, yapılan soruşturmada davacının savunmasının alındığı, soruşturmaya ilişkin belgelerin dosyaya delil olarak sunulduğu, davacının ihbarnamede ek olarak performans yetersizliği nedeniyle iş akdinin feshedildiği bildirilmişse de davacının performans yetersizliğine yönelik savunmasının alınmadığı, yapılan soruşturma sonucunda bankanın kredilendirme ve teminatlandırma prosedürlerine aykırı şekilde kredi kullandırdığı ve kredili firma ile arasındaki ilişkiyi araştırmayarak kredi ilişkisine girdiği ve bankaya zarara uğrattığı gerekçesiyle davacıya 23/10/2013 tarihinde banka disiplin kurulu tarafından ağır kınama disiplin cezası verildiği, davacının şube müdürü olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, ihmali ve özensiz davranışlarıyla davalı bankayı ciddi mali zararlara uğrattığı, davacıya olan güvenin sarsılması nedeniyle davacı ile davalı işveren arasında iş akdinin devam ettirilmesi olanağının kalmadığı, davalı işverenin iş akdini fesihte haklı olduğu, disiplin cezası verilmesine neden olan fiiller nedeniyle feshin geçerli sebebe dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 19.maddesine göre: “ Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’nci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.” Bu hükümle, işçinin savunmasının alınması, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle iş sözleşmesinin feshi için bir şart olarak öngörülmüş ve salt işçinin savunmasının alınmamasının tek başına, süreli feshin geçersizliği sonucunu doğuracağı ifade edilmiştir. İşverene savunma alma yükümlülüğünü, sadece iş sözleşmesinin feshinden önce yüklemektedir. İşçiye ihtar verilirken ise bu şekilde bir yükümlülük yüklememektedir. Dolayısıyla işçiye davranışı nedeniyle ihtar verilirken, savunmasının alınmaması ihtarı geçersiz kılmaz. İşçinin savunması, sözleşmenin feshinden önce alınmalıdır. İşçi fesihten önce savunma vermeye davet edilmeli, davet yazısında davranışı nedeniyle işten çıkarma sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmeli, makul bir süre önceden belirtilen yer, gün ve saatte hazır bulunması, bulunmadığı takdirde yazılı bir savunma verebileceğinin; bildirilen yerde belirtilen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve de buna rağmen yazılı bir savunma vermediği takdirde savunma vermekten vazgeçmiş sayılacağının kendisine hatırlatılması şarttır. Fesih bildirimiyle birlikte veya fesihten sonra savunma istenmesi feshi geçersiz kılar. Keza,ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshin geçersiz olması sonucunu doğurur.
Dosya içeriğine göre davalı işverenin davacı işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesi uyarınca düşük performans ve yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerle feshettiği, ancak davacı işçinin savunmasını almadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; fesih bildiriminde de belirtildiği üzere davacının kredi işlemleri ile ilgili hakkında soruşturma yapılmış, bu soruşturma sırasında sadece kredi işlemleri ile ilgili olarak savunması alınmış, davacıya 23.10.2013 tarihinde yani fesihten 9-10 ay kadar önce ağır kınama cezası verilmiş, akabinde feshe neden olarak gösterilen düşük performans ve verimsizlik/yetersizlik nedenleriyle iş sözleşmesi feshedilmiş ise de davacıdan fesih öncesi savunması alınmamıştır. Hal böyle olunca davanın kabulü yerine yazılı şekilde reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin yatırılan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Davacının yapmış olduğu 142,15 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 30.06.2015 oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.