YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14756
KARAR NO : 2015/18377
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davalı işverence iş akdinin haksız ve geçersiz nedenle feshedildiğini iddia ederek hak etmiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücreti ve yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya tüm hak ve alacaklarının tam ve eksiksiz olarak ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla mesai ücret alacağı bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı dava dilekçesi ile haftanın 7 günü 12 saat çalıştığını iddia ederek fazla çalışma ücret talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımları dikkate alınarak davacının 07.00-18.00 saatleri arasında çalışarak haftada 14 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücreti hesap edilmiştir. Davacı … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/338 E sayılı dosyasının 10/12/2013 tarihli 3.celsesinde tanık olarak vermiş olduğu yeminli beyanında “..Sabah saat 7.00’da işe başlar, akşam yazın saat 18.00, kışın ise 17.00’da mesaimiz biterdi. Haftanın 2-3 günü de mesaiye kaldığımız olurdu. 1-2 saat arası çalışırdık. Bu fazla mesaimiz dolayısıyla ek ücret almazdık. Bayramlarda ve hafta sonları da çalışırdık..” şeklinde çalışma saatleri hakkında ayrıntılı açıklamada bulunmuş yaz kış ayrımı yaparak çalışma saatlerini belirtmiştir. Davacının mahkeme huzurundaki bu yeminli beyanı kendisini bağlamakta olduğundan mahkemece bu husus gözden kaçırılarak diğer tanık beyanlarına göre fazla mesai ücretinin hesaplanarak sonuca gidilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş bilirkişiden belirtilen hususlarda denetime elverişli ek rapor aldırarak sonuca gitmekten ibarettir.
3-Taraflar arasında davacı işçinin yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda davacı yıllık izin ücret talebinde bulunmuş olup, davalı işverence dosyaya 10.11.2011-22.11.2011 tarihleri aralığını kapsayan 12 günlük ve 15.11.2010-27.11.2010 tarihlerini kapsayan 12 günlük toplamda 24 günlük davacı tarafından imzalanmış izin kullanma kayıtları sunulmuştur. Davacının toplam kıdemi 3 yıl 7 ay 3 gün olup hak etmiş olduğu izin süresi 42 gündür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından davacının imzasını taşıyan 2 adet 12’şer gün izin kullandığına dair izin formu ve davacının imzasını taşımayan 1 adet 12 günlük izin kullandığına dair izin formu sunulduğu ayrıca davalının sunmuş olduğu davacının imzasını taşıyan ücret bordrolarının incelenmesinde, davacının izin kullandığı iddia edilen aylara ilişkin bordrolarda ücretli izin kısmının boş olduğu ve bordrolarla izin formlarının çeliştiği ve bu nedenle izin formlarına itibar edilemeyeceği kanaatinde olunduğundan izin ücreti hesaplamasında bu izin formlarının dikkate alınamayacağı belirtilerek 42 gün üzerinden yıllık izin ücret hesabı yapılmıştır. İşverence dosyaya sunulan kayıtlar imzalı olup mahkemece imzanın aidiyeti yönünde davacı beyanı alınarak imzaların davacıya ait olup olmadığı ve iradesi sakatlanarak imzaların atıldığına yönelik iddia ve ispat faaliyetine girişilmediği takdirde izin kullanma formlarına göre sonuca gitmek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.