Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/16139 E. 2015/18463 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16139
KARAR NO : 2015/18463
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : İşe İade

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davacının iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek 21. maddedeki tazminatların belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, ; davacının iş akdinin müvekkil firmanın davacıyı çalıştırdığı işin sonuna gelinmesi ve davacının hizmetine ihtiyaç kalmaması nedeniyle 07/09/2013 tarihinde feshedildiğini, fesih bildiriminin usulüne uygun olarak yazılı ve gerekçeli olarak yapıldığını, davacının iş akdinin feshinden sonra bu pozisyona herhangi bir çalışan alınmadığını, bu hususların göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketlerin üstlenmiş oldukları işin henüz sonlanmadığının DSİ 16. Bölge Müdürlüğünün yazısı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, davalıların işin bittiği iddiası bakımından ise davacı işten çıkartıldıktan sonra yeni işçi alındığının tanık beyanları ile sabit olduğu, işçinin başka şantiyelerde görevlendirilme ihtimalinin hiç değerlendirilmeyerek doğrudan işten çıkarılma yoluna gidildiği davacı işçinin, iş akdinin haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, davacının süresi içinde müracaatına rağmen işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davacının süresinde müracaatına rağmen işe iade edilmemesi durumunda karar kesinleştikten sonra 8 aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir.
Aynı madde uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır. Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci 4 aydan fazla sürdüğünde, yasanın amir hükmü gereği boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir. Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, feshin geçersizliğine bağlı ikincil bir sonuçtur. Talep olmasa da mahkemece dikkate alınması gerekir. Ayrıca feshin geçersizliği istemi tespit niteliğinde olduğundan, boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların miktar belirtilmeksizin, hüküm altına alınması ve ödenmesi gerektiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekir.
Mahkemenin feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar vermesi isabetlidir. Ancak Mahkemece, işe iadenin adi ortaklığı oluşturan … İnş. A.Ş. Ve … İn. A.Ş. Ortak girişimi işyerine yapılması ve 21/3. maddesi gereği kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödeneceğine ilişkin emredici hüküm gereği boşta geçen süreyi en çok 4 ay olarak belirlemesi gerekirken 8 ay olarak belirlemesi hatalı olduğu gibi Mahkemece hüküm fıkrasında gerekçenin tersine işe başlatmama tazminatının 8 aylık ücret tutarında belirlenmesine şeklinde yazılmasıda isabetsiz olmuştur. İşe başlatmama tazminatı işçinin kıdemine göre belirlenir ve davacının kıdemi 5 yılın altında olduğundan 4 aylık ücret tutarında belirlenmesi gerekmektedir.
Belirtilen sebeplerle hükmün, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının … İnş. Ve Tic. A.Ş. ve … İnş. San. ve Tic. A.Ş. Adi Ortaklığı’ndaki İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işverene başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine karar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının adi ortaklığı oluşturan … İnş. ve Tic. AŞ ile … İnş. San ve Tic. AŞ tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gerektiğinin tespitine,
4-Davacının yasal sürede işverene başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak adi ortaklığı oluşturan … İnş. ve Tic. AŞ ile … İnş. San ve Tic. AŞ tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,.
5-Alınması gereken 27.70 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile kalan 3,40 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 142,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, 07.10.2015 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.