YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16315
KARAR NO : 2015/19329
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
Mahkemesi : Antalya 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/11/2014
Numarası : 2013/573-2014/576
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, işverence iş sözleşmesinin herhangi bir neden gösterilmeden sözlü feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, çalıştığı süre içerisinde haklı veya geçerli feshe neden olabilecek bir davranışının olmadığını, herhangi bir uyarı yazısı tebliğ edilmediğini yapılan feshin geçersiz olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Morris Sa vekili, davacının kendi işçisi olmadığını, diğer şirket ile aralarındaki ilişkinin bayilik sözleşmesi olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş, davalı Stok İş vekili ise davacının işyerinde çalışan işçilere sataştığını ve küfrettiğini, çalışma düzenini bozduğunu belirterek haklı nedenin varlığına rağmen müvekkili şirketçe davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, özellikle dinlenen tanıklardan Turgay ve Serdar’ ın beyanlarına göre olaydan bir gün sonra işten çıkartılmış olduğundan İş Kanununun 25/ 2 maddesi uyarınca haklı fesih nedeni ile işten çıkartıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı ya da geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin yazılı bir bildirim bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde iş akdinin hiçbir gerekçe gösterilmeden sözlü feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde iş sözleşmesinin, 4857 sayılı Yasanın 25/2 uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur. Dosyada bulunan işten ayrılma bildirgesinde “04” çıkış kodu gösterilmiştir. Söz konusu çıkış kodu belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshini gösteren çıkış kodudur. Davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödendiği davalının kabulündedir. Dosya kapsamından bu hususların taraflar arasında çekişmesiz olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tanığı beyanında dosyada bulunan tutanakların davacı işten çıkartıldıktan sonra tutulduğuna bizzat tanık olduğuna dair ifadesi yer almıştır. Hal böyle olunca artık davalının haklı neden savunmasına itibar edilemez. Davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle dayanılarak feshedildiği sonucuna varılmıştır. Kıdem ve ihbar tazminatı ödeme bordrosu ve işten ayrılma bildirgesinde bu husus açıkça anlaşılmaktadır. Dolayısıyla işverenin, bu aşamadan sonra haklı neden ileri sürmesi çelişkili davranma yasağı kapsamında değerlendirilmelidir. Sonuç olarak davalı işverenin feshi geçerli nedene dayanarak yapmış olduğu anlaşılmakla birlikte fesih bildiriminin yazılı yapılmaması nedeniyle 4857 sayılı Yasanın 19/1 fıkrası uyarınca yapılan feshin geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır. İşverenin feshi geçersiz olduğundan davanın kabulü gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının Stok İş Gıda İnş. Taah. Tarım Hay. San. Tic. Ltd. Şti. Işyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın davalılar müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren 4 aylık brüt ücret tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile 3,40 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 464,25 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 14.10.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.