Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/17315 E. 2015/8296 K. 07.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17315
KARAR NO : 2015/8296
KARAR TARİHİ : 07.05.2015

Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/03/2014
Numarası : 2012/485-2014/223

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının fazla çalışması ve genel tatil günlerinde çalışmasının olmadığını, olduğunda ücretinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda ve fazla çalışma ücret alacağından yapılan hakkaniyet indirimi nedeniyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında zamanaşımı definin dikkate alınıp alınamayacağı uyuşmazlık konusudur.
Belirsiz Alacak davasının açılmasının sonuçlarından biri de zamanaşımının kesilmesidir. (BK m.133/2-TBK md.154/2) Yargıtay’ın bu güne kadar ki uygulamalarına göre zamanaşımı kesilmesi, dava dilekçesinde talep edilen miktarla sınırlıdır ve dava edilmeyen kısım için zamanaşımı kesilmez. Ne var ki, bu kuralı HMK m.107 ile hukukumuza yeni giren belirsiz alacak davası bakımından uygulayabilmek mümkün değildir. Aksinin kabulü, belirsiz alacak davasının kanun koyucu tarafından usul kanununda düzenlenmesine rağmen (daha başlangıçtan) reddi anlamına gelir. Belirsiz alacak davasında, kısmî alacak davasından farklı olarak, dava sırasında belirli hale gelen alacağın davaya sokulmasına izin verildiğinden, geçici talep sonucu ile açılan belirsiz alacak davasında, ileride belirli hale gelecek olan alacağın tamamı için zamanaşımı kesilmesi sonucu ortaya çıkar. Asgari miktar belirtilerek açılan belirsiz alacak davasında mahkemece yapılan araştırma esnasında alacağın miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına (m.141, 319) tâbi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabilir. Yapılan bu arttırım zamanaşımına tabi değildir.
Somut olayda, davacı 21.09.2012 tarihli dava dilekçesi ile davasını HMK.’nun 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açmıştır. Davacı davasını belirsiz alacak davası olarak açtığına göre 31.10.2013 tarihli dilekçesi ıslah dilekçesi olmayıp talep arttırım dilekçesidir. Bu nedenle bu dilekçeye karşı yapılan zamanaşımı savunması dinlenemez.
Aynı nedenle belirsiz alacak davasının açılmasıyla davalı tüm alacak yönünden temerrüde düştüğünden tüm alacağa dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken talep arttırım dilekçesi ıslah dilekçesi olarak değerlendirilerek dava dilekçesinde talep edilen miktara dava tarihinden ve talep arttırım dilekçesi ile arttırılan miktara talep arttım dilekçesinin verildiği tarihten itibaren faiz yürütülmüş olması da isabetsizdir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece açılan belirsiz alacak davası kısmi dava olarak, talep arttırım dilekçesi ise ıslah dilekçesi olarak kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 07.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.