YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20512
KARAR NO : 2015/19135
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, mevzuata göre haftanın beş günü, sabah saat 05:30’den akşam 15:00’e kadar çalışmanın ve hafta sonu tatilinden faydalanılmasının öngörülmesine rağmen çalışma saatlerinin dışında, mevcut işleri bitene kadar ve çalıştıkları ünitedeki bölüm amirlerinin kendisinin çalışma saatlerini sonlandırana kadar çalışmanın devam ettiğini iddia ederek fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve dini bayramlar ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddedi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir
Davacı haftanın beş günü, sabah saat 05:30’den akşam 15:00’e kadar çalışmanın ve hafta sonu tatilinden faydalanılmasının öngörülmesine rağmen çalışma saatlerinin dışında, mevcut işleri bitene kadar ve çalıştıkları ünitedeki bölüm amirlerinin çalışma saatlerini sonlandırana kadar çalışmaların devam ettiğini, iş saatlerini aşar şekilde yapılan bu fazla mesai ücretlerinin ise ödenmediğini, hatta yaz döneminde işin yoğunluğu nedeniyle geç saatlere kadar çalıştıklarını ve sabahın erken saatlerinde de yine mesaisine devam ettiğini, ayrıca ilçe de yapılan festivallerde bu çalışmaların gün içinde daha fazla olduğunu iddia etmiştir.
Davalı ise davacının fazla mesai alacağının olmadığını savunmuştur.
Davacı tanıklarından İsmail Demirci sabah 06:00 akşam 15:00 saatleri arasında çalıştıklarını ancak işin durumuna göre akşam 19:00-20:00 civarlarında da işten ayrıldıklarının da olduğunu, bu şekilde fazla mesai yaptıkları vakitlerin bir ayda ortalama 10 gün olduğunu , normalde hafta sonu tatilinin cumartesi ve pazar günleri olarak bildirildiğini ancak hafta sonu izinlerini doğru dürüst kullanmadıklarını, bir ayda ortalama 4 gün haftalık izin kullandırdıklarını, hafta sonları çalıştıkları vakitlerde de mesai saatlerinin sabah saat 06:00 akşam 18:00 arasında olduğunu , hafta sonları genellikle bu saatler arasında çalıştıklarını, … sabah 06:00’da işe başladıklarını normalde mesai bitiminin saat 15:00 olmasına rağmen iş gereği köylere çöp toplamaya gittiklerinde ilçeye dönüşleri ve arabayı bırakmalarının 18:00 i bulduğunu, pazartesi, salı ve cuma günleri köylere çöp toplamaya gittiklerini, bazen cumartesi, pazar günleri de köylere gittiklerini ancak ortalama haftada üç gün köylere çöp toplamaya gittiklerini, köylere çöp toplamaya gidildiğinde mesai saatlerinin akşam 18:00’e kadar uzadığını, bunun dışında genellikle normal mesai saatinde işlerinin bittiğini, fazla mesai yaptıkları günlerin ücretinin hiç ödenmediğini, sadece cumartesi günleri çalışırlarsa onun fazla mesai ücretinin ödendiğini, belediye ile anlaşmaya göre fazla mesai ücreti olarak çalıştıkları saatin üç katı kadar ücret ödenmesi gerekirken üç katı yerine sadece çalıştıkları saat kadar normal ücret ödendiğini, yazın cumartesileri hep çalıştıklarını, kışın cumartesi günleri çalışmadıklarını, cumartesiye denk gelen hafta sonları ücretinin eksik ödendiğini, yılda bir defa ilçede festival olduğunu, festivalin genellikle cuma günü başlayıp pazar akşamı bittiğini, bu zamanlarda cumartesi ve pazar günleri de çalıştıklarını, bu günlerde de hafta sonları çalışmalarının ücreti üç kat yerine normal çalışma günü gibi ödendiğini, dini bayramların yarısında çalıştıklarını, yarısında çalışmadıklarını, milli bayramlarda hep çalıştıklarını, dini bayramlarda çalıştıkları günün ücretinin normal günlük ücretleri kadar ödendiğini ancak milli bayramlar için ayrıca bir ücret ödemesi olmadığını genellikle belediyenin uygulamasının ayda bir iki gün fazla mesai yapıyormuş gibi gösterip o günlerin ücretinin ödenmesi şeklinde olduğunu, diğer tanık … çalışma sisteminin vardiyalı olarak devam ettiğini, vardiyaların 06:00-15:00 ve 15:00-23:00 saatleri arasında olduğunu, ancak akşam vardiyasının genelde 23:00’e kadar sürmediğini, bayram, festival zamanları ve yaz tatillerinde ikinci vardiyanın çalışmasının 23:00’a kadar sürdüğünü cuma ve pazartesi günleri köylere de çöp toplamaya gidildiğimi, köye çöp toplamaya gidildiği günlerde vardiya sistemi olmadığını, normal günlerdeki gibi sabah 06:00-15:00 arasında çalışma gerçekleştiğini, köye gidilen zamanlarda dönüşlerin bazen saat 15:00′ ten sonrasını da bulabildiğini, bu durumlarda fazla mesai hesaplanıp ödendiğini, işçilerin köye gittikleri günlerde onların çalışma saatlerinin daha esnek tutulduğunu, bazen sabah 06:00 yerine 08:00’de de işe başladıklarını böyle durumlarda akşam 15:00 de değil 17:00′ de geldiklerini, işin başlayış bitiş ve düzenlemesini köyden çöp toplama günlerinde işçilere bırakıldığını, işçilere haftada bir gün cumartesi veya pazar günlerinde hafta tatili izni kullandırıldığını, işin durumuna göre bu hafta tatili günü belirlendiğini, hafta tatilinde çalışma genelde olmadığını, bazen bayram günleri, festivaller ve bu gibi yoğun iş zamanlarında hafta tatili kullandırılmadığını, çalıştırılan günlerde mesaisinin yazıldığını, dini ve milli bayramlarda çöp toplama işinde taşeron işçi çalıştırıldığını beyan etmişlerdir.
Mahkemece temizlikçi olan davacının haftada 6 gün 06:00-15:00 saatleri arasında haftanın üç dört gününde 17:00’a kadar resmi tatiller dahil çalıştığı, tanıkların benzer beyanlarından hareketle genellemeye gidildiğinde davacının ortalama haftada 3 gün normal mesai sonrası iki saat daha çalıştığının kabulü halinde haftada 6 saat fazla mesai yaptığı ve tanık anlatımlarından davacının haftada 6 günü çalıştığı ve 1 gün dinlendiğinin anlaşıldığı, toplu iş sözleşmesine göre çalışmanın haftada 5 gün olduğu, cumartesi ya da pazar günü her hafta bir gün çalışma için davacı lehinde hafta tatili ücreti hesaplanması gerektiği, davacının temizlik hizmetinin gereği olarak hafta tatillerinde de çalıştığı kabul edilmiştir.
Somut olayda davalı işyeri resmi kurum olup kural olarak resmi kurumlarda yapılan çalışmaların vardiya çizelgeleri, nöbet listeleri , puantaj kayıtları ve benzeri belgelerle kayıt altına alınmasının esas olduğu hususu gözönüne alınarak mahkemece davalı Belediyenin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının hafta tatilleri ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı ve fazla mesai yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerekirken aynı taleplerle işverene dava açan ve bu nedenle beyanlarından kendi lehlerine sonuç çıkabilecek olan tanık beyanlarına itibarla fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının kabulü hatalı olup eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.