Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/20517 E. 2015/19140 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20517
KARAR NO : 2015/19140
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı davalı işyerinde işçi olarak fen işleri temizlik bölümünde 1992-2011 yılları arasında 1660,00 TL ücretle çalıştığını 06.00-19.00 arasında tüm hafta içi ve hafta sonları çalıştığını, festivallerde 06-00.00 arasında ve ulusal bayramların tümünde dini bayramların ilk günü hariç çalıştığını, yine hafta tatillerinde de çalıştığını iddia ederek fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve dini bayramlar ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir
Davacı fen işleri temizlik bölümünde çalıştığını 06-19.00 arasında tüm hafta içi ve hafta sonu çalıştığını festivallerde 06-00.00 arası ulusal bayramların tümünde dini bayramların ilk günü hariç çalıştığını çalışma saatlerinin dışında, mevcut işleri bitene kadar ve çalıştıkları ünitedeki bölüm amirlerinin çalışma saatlerini sonlandırana kadar devam ettiğini, iş saatlerini aşar şekilde yapılan bu fazla mesai ücretlerinin ise ödenmediğini, hatta yaz döneminde işin yoğunluğu nedeniyle geç saatlere kadar çalıştıklarını ve sabahın erken saatlerinde de yine mesaisine devam ettiğini, ayrıca ilçe de yapılan festivallerde bu çalışmaların gün içinde daha fazla olduğunu iddia etmiştir.
Davalı ise davacının fazla mesai alacağının olmadığını savunmuştur.
Davacı tanıklarından İsmail Demirci sabah 06:00 akşam 15:00 saatleri arasında çalıştıklarını ancak işin durumuna göre akşam 19:00-20:00 civarlarında da işten ayrıldıklarını, bu şekilde fazla mesai yaptıkları vakitlerin bir ayda ortalama 10 günü bulduğunu, normalde hafta sonu tatillerinin cumartesi ve pazar günleri olarak bildirildiğini ancak hafta sonu izinlerinin doğru dürüst kullandırılmadığını, bir ayda ortalama 4 gün haftalık izin kullandırıldığını, hafta sonları çalıştıkları vakitlerde de mesai saatlerinin sabah saat 06:00 akşam 18:00 arasında olduğunu, hafta sonları genellikle bu saatler arasında çalışıldığını, dini bayramlarda ikili gruplar halinde vardiyaya kaldıklarını, bayramın yarısında bir grup, yarısında da diğer grubun çalıştığını, milli bayramlarda hep çalıştıklarını, dini ve milli bayramlarda çalıştıkları günlerin parasının ödenmediğini, ödense bile hak ettiklerinin üçte biri kadar para ödendiğini, fazla mesai ücretlerinin de hakkı ile ödenmediğini Ali Yaman sabah 05:30 ‘ da kışın 06:00’da çalışmaya başladıklarını, akşam 15:00’in normal mesaimizin bitiş saati olduğunu ancak ayda ortalama 6-7 gün fazla mesai yapıldığını, fazla mesaiye kaldıkları vakitlerde akşam 17:00 civarında işi bıraktıklarını, normalde hafta sonu tatillerinin cumartesi ve pazar günleri olarak bildirildiğini ancak hafta sonu izni olarak sadece pazar günleri izin kullanabildiklerini, hafta sonları çalıştıkları vakitlerde de mesai saatlerinin sabah saat 06:00 akşam 15:00 arasında olduğunu, ancak cumartesi günleri de iş uzadığı zaman 15:00’ten sonraya da kaldıklarını, dini bayramlarda ikili gruplar halinde vardiyaya kaldıklarını, bayramın yarısında bir grup, yarısında da diğer grubun çalıştıklarını, milli bayramlarda bazen çalıştıklarını, senede beş tane milli bayram tatili var ise üçünde çalıştıklarını, dini ve milli bayramlarda çalıştıkları günlerin parası anlaşmaya göre normal ücretin 3 katı olarak ödenmesi gerektiği gibi ancak normal çalışma gününün ücreti ödendiğini, amirlerinin biz dini, milli bayramlarda veya hafta sonu cumartesi günleri mesaiye kaldıkları zamanları kayıt altına aldıklarını, buna göre ödeme yapıldığını, ancak bir ay içerisinde normalde ödenmesi gereken fazla mesai ücretleri hiç bir zaman ödenmediğini, diğer tanık … vardiyaların 06:00-15:00 ve 15:00-23:00 saatleri arasında olduğunu, ancak akşam vardiyasının genelde 23:00’e kadar sürmediğini, bayram, festival zamanları ve yaz tatillerinde ikinci vardiyanın çalışması 23:00’e kadar sürdüğünü, cuma ve pazartesi günleri köylere de çöp toplamaya gidildiğini, köye çöp toplamaya gidildiği günlerde vardiya sistemi olmadığını, normal günlerdeki gibi sabah 06:00-15:00 arasında çalışma gerçekleştiğini, köye gidilen zamanlarda dönüşlerin bazen saat 15:00′ dan sonrasını da bulabildiğini, bu durumlarda işçiye fazla mesai hesaplanıp ödendiğini, işçilerin köye gittikleri günlerde onların çalışma saatlerini daha esnek tutulduğunu, bazen sabah 06:00 yerine 08:00’de de işe başladıklarını, böyle durumlarda akşam 15:00 da değil 17:00’ de de geldiklerini, işin başlayış bitiş ve düzenlemesini köyden çöp toplama günlerinde işçiler bıraktıklarını, işçilere haftada bir gün cumartesi veya pazar günlerinde hafta tatili izni kullandırıldığını, işin durumuna göre bu hafta tatili günü belirlendiğini, hafta tatilinde çalışma genelde olmadığını, bazen bayram günleri, festivaller ve bu gibi yoğun iş zamanlarında hafta tatili kullandırılmadığını, çalıştırılan günlerde mesai yazıldığını beyan etmişlerdir.
Mahkemece temizlik görevlisi olarak çalışan davacının haftada 6 gün 06:00-15:00 saatleri arasında çalışması gerekirken haftanın üç dört gününde 17:00′ a kadar çalıştığı yönündeki tanık ifadeleri göz önünde bulundurularak haftada 3 gün günde 2 saatten 6 saat fazla mesai yaptığı, tanık beyanlarından davacının haftada 6 gün çalıştığı, Toplu İş Sözleşmesine göre çalışma süresinin haftada 5 gün olduğu, cumartesi ya da pazar günü her hafta bir gün çalışma için hafta tatilinde çalışma karşılığı ücret alacağının bu doğrultuda hesap edilmesi gerektiği, davacının temizlik hizmetinin gereği olarak resmi tatillerde de çalıştığı, kabul edilmiştir.
Somut olayda davalı işyeri resmi kurum olup kural olarak resmi kurumlarda yapılan çalışmaların vardiya çizelgeleri, nöbet listeleri , puantaj kayıtları ve benzeri belgelerle kayıt altına alınmasının esas olduğu hususu gözönüne alınarak mahkemece davalı Belediyenin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının hafta tatilleri ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı ve fazla mesai yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerekirken aynı taleplerle işverene dava açan ve bu nedenle beyanlarından kendi lehlerine sonuç çıkabilecek olan tanık beyanlarına itibarla fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının kabulü hatalı olup eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.