YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20741
KARAR NO : 2015/21404
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının, davalılardan … … Yat Limanında çeşitli alt işverenler nezdinde 01/07/2009 tarihinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 31/12/2014 tarihine kadar kesintisiz olarak devam ettiğini, iş akdinin hiçbir neden gösterilmeksizin ve yazılı bildirim yapılmaksızın feshedildiğini, feshin son çare olması gerektiği ilkesine uyulmadığını belirterek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın süresinde açılmadığını, ihale makamı olmaları nedeniyle husumet itirazında bulunduklarını, sözleşmenin alt işveren olan davalı şirket tarafından sonlandırıldığını, davacının işe iade davası açmak için gereken 6 aylık kıdem ve belirsiz süreli iş akdi koşullarına haiz olmadığını, davalı şirketten ihale yoluyla hizmet alımında bulunulduğunu ve ihale işinin belirli süreli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiş, kendisini vekil ile temsil ettirmemiştir.
Mahkemece, ihale konusuna ilişkin hizmetin, alt işverene verilebilecek, süreklilik arzeden işlerden olduğu, davacının kıdem süresinin 6 aydan fazla olup, alt işveren işçi sayısının da 30’dan fazla olduğu, davacının iş sözleşmesinin tazminatlı şekilde feshedildiğinden; sözleşmenin feshinde, feshin açık ve kesin olarak yazılı şekilde bildirilmesi ve feshin geçerli bir nedene dayandırılması gerekeceği zorunluluğuna uyulmadığı, bu sebeplerle yapılan feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının işgüvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda, dosya içerisinde bulunan 2014 yılı Aralık ayı dönem bordrosunda davalı işyerindeki işçi sayısı 30 işçinin altında olup mahkemece bu hususta araştırma yapılmamıştır.
Yapılacak iş, davalı şirketin fesih tarihinde aynı iş kolunda çalışan işyerlerini ve bu işyerlerinde çalışan işçi sayısı araştırılıp sonucuna göre karar vermektir.
O halde davalı Belediye vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Belediyenin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı … Belediye Başkanlığı’na iadesine, 04.11.2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.