Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/22970 E. 2015/13637 K. 07.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22970
KARAR NO : 2015/13637
KARAR TARİHİ : 07.07.2015

Mahkemesi : Çorum 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 26/03/2015
Numarası : 2013/293-2015/65

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 07.07.2015 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı Ç… Sağlık Hizmetleri Yatırım A.Ş. vekili Av.F.. O… K… ile karşı taraftan davacı Y.. A.. vekili Av.A…İ… geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının 02/11/2005-16/02/2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan 25/10/2007-25/10/2010 bitiş tarihli sözleşmede “Hekime prim, ameliyatlarda kullanılan protezler hariç tüm cironun (poliklinik, hasta yatış, takip ve her türlü müdahale) KDV düşüldükten sonra %30 oranında verilir, oran sabit fiyat değişkendir.” Şeklindeki hüküm doğrultusunda 25/10/2007-2009 Mart ayına kadar sözleşmede belirtilen ödemelerin yapıldığını ancak bu tarihten sonra yoğun bakım hasta tedavi ücretlerinde kesinti yaparak ödenmesi gereken primleri eksik ödediğini, 16/02/2012 fesih tarihinde ibraname alınırken davacının bakiye hiçbir alacağının ödenmeyeceği söylendiğinde davacının 2009 ve 2010 yılları içindeki muhtelif aylarda yapılan hakediş sistem değişikliği nedeniyle ortaya çıkabilecek borç/alacak hakkım saklıdır şeklinde imza attığını, bunun üzerine davalı tarafından Aralık 2011 ve Ocak 2012 dönemi prim alacakları ve kıdem tazminatının ödendiğini, prim alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının ücret-prim alacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Davacı 17/02/2014 tarihli beyan dilekçesinde 5.maddede ücret ve prim şeklinde iki ayrı hakkın düzenlendiğini, bu maddede ücret için değil davacının aylık gelirinin belirli bir miktarın altına düşmemesi konusunda anlaşmaya varıldığını, maaşın da prime dahil olacağı konusunda bir düzenleme bulunmadığını beyan etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 25/10/2007-25/10/2010 tarihli sözleşme 5.maddeye ye göre hekime 15.000,00 TL garanti ücret ödenecektir denildikten sonra 1. ameliyatlarda kullanılan protezler hariç tüm cironun (poliklinik, hasta yatış, takip ve her türlü müdahale) KDV düşüldükten sonra %30 oranında verilir, oran sabit fiyat değişkendir 2. maaşlar her ayın ilk 5 işgünü içerisinde imza karşılığı ödenecektir düzenlemesi mevcuttur.
Taraflar arasında daha sonra 26/10/2010-26/10/2012 tarihli sözleşme imzalanmış olup bu sözleşmeye göre ise hekime 14.000,00 TL fix ücret ödenecektir denildikten sonra 1.hekime prim hakediş hesaplarına göre verilir. 2.maaşlar her ayın 7 işgünü içerisinde yatırılır. 3. primler SGK dan ödeme yapıldığı ayda maaşla beraber ödenir düzenlemesi mevcuttur.
Davacı dava dilekçesinde dava konusunu 25/10/2007-25/10/2010 tarihli sözleşmede Mart 2009 yılında meydana gelen değişikliğe ve bu değişiklik nedeniyle primlerin eksik ödenmesine dayandırmış, ibraname ile haklarını saklı tuttuğunu belirtmiştir. Bu nedenle bilirkişi incelemelerinde bu tarihin dava konusu edildiği anlaşıldığından sadece bu tarih aralığının esas alınması gerekir. Nitekim davacının itiraz ettiği dönem sonrası yeni bir ücretlendirme sistemi kabul edimiştir.
Mahkemece alınan raporlar açık, anlaşılabilir ve denetime elverişli değildir. Davalının itirazlarına rağmen KDV hesaplarının dahil olup olmadığı, dahil değilse nasıl hesaplandığı tablolarda gösterilmemiştir. Raporun bu haliyle taraf itirazlarını karşıladığından sözetmek mümkün değildir. Mahkemece anılan itiraz ve eksiklik giderilmeden denetime elverişli olmayan rapora dayanarak hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.