YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23838
KARAR NO : 2015/21916
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 10.11.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davalı …Şti. vekili Av…. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2. Davacı vekili, davacının 08.06.2006-26/0/2013 tarihleri arasında çalıştığını, ücretleri ödenmediği için iş sözleşmesinin kendisinin feshettiğini iddia ederek kıdem tazminat ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ve hafta tatili alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş sözleşmesini 26/08/2013 tarihinde feshettiği kabul edilmesine ve hükümde bu tarihten itibaren faiz yürütülmesine rağmen 05/09/2013 tarihine kadar hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla fazla kıdem tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
3. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda davacı takograf kayıtları ve tanık beyanlarına dayanmıştır. Mahkemece davacının açık talebine rağmen takograf kayıtları üzerinde makine mühendisi aracılığı ile araç kullanma sürelerine ilişkin döküm alınıp daha sonra bilirkişiden denetime elverişli haftalık döküm almadan sadece tanık beyanları ile fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece ek rapor alınmadan fazla çalışma alacağının kabulü hatalıdır.
Yapılacak iş, yukarıda açıklandığı şekilde bilirkişiden ek rapor alınarak, kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
4. Davacı dava dilekçesinde reeskont faizi talep etmiştir. Davacının talebi doğrultusunda kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarına en yüksek banka mevduat faiz orarını geçmemek üzere reeskont faizi, yıllık izin alacağına ise yasal faizi geçmemek üzere reeskont faizine hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.