YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24534
KARAR NO : 2015/24093
KARAR TARİHİ : 02.12.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan 24.09.2013 tarihinde, distribütör …. Gıda Firmasında 12.09.2013 tarihinde yapılan hesap kapatma işlemi sırasında 8.492,00 TL bütçe açığı tespit edildiğinden bahisle davalı işveren tarafından feshedildiğini davalı şirketin hiçbir zararının bulunmadığını, belki sadece ikinci iskonto nedeniyle karının azaldığını, davacının gece yarılarına kadar çalıştığını ve şirket cirolarını arttırdığını bildirerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları nedeniyle şirkete zarar vermesinden dolayı iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işyerinde 12/09/2013 tarihinde yapılan hesap kapatma işlemi sırasında bütçe açığı tespit edildiği ve bütçe açığı mutabakat formu ile bu hususun davacı tarafça da kabul edildiği, bu işlemin yapılmasının yöneticiye haber vermeden gerçekleştirilmesi nedeniyle işverenin zarara uğratıldığı gerekçesiyle iş akdinin feshedildiği belirtilmiş ise de, yapılan inceleme ve değerlendirmede, tanık anlatımları ve iş yeri uygulamaları da dikkate alınarak her ne kadar davacının savunması yetersiz görülmüş ise de, bu tür uygulamanın iş yerlerinde sürekli olarak yapıldığı, davacının savunmasında yapmış olduğu işlemin gerekçesinin samimi olmadığını belirterek uzun yıllardan beri aynı iş yerinde çalışan işçinin iş akdinin feshedilmesinin geçerli olarak değerlendirilemeyeceği, davacının şahsi sicil dosyasından da anlaşılacağı üzere davalı iş yerindeki performansının ve çalışmalarının şirket prosedürüne uygun ve şirketin karlılığını artırma mahiyetinde gayret sarf ettiği, bu nedenle beş yılı aşkın süredir iş yerinde çalışan davacının yapmış olduğu bir davranış sebebiyle savunmasının samimiyetsiz olarak gözükerek iş akdinin feshedilmesinin geçerli bir fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Öncelikle, mahkemece ilk olarak hakdüşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesinde Dairemizce davanın süresinde olduğu tespit edilerek esasa girilmesi yönünde kararın bozulduğu, mahkemece, bozma ilamına uyulduğu görülmüştür.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davalı işyerinde 12.09.2013 tarihinde yapılan hesap kapatma işlemi sırasında 8.492,00 TL bütçe açığı çıktığı taraflar arasında ihtilaflı olmayıp; davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin yetkisinde olmayan iskontolar yapmak suretiyle kendisini zarara uğrattığını, davacının bu eyleminin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olduğunu, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını savunmaktadır. Davacı ise, yapmış olduğu bu iskontoların davalının karını ve cirosunu artırmak üzere kendi insiyatifinde olan iskontolar olduğunu iddia etmektedir.
Mahkemece, bütçe açığının davacı tarafın da kabulünde olduğu, ancak tanık anlatımları ve işyeri uygulamalarına göre bu tür uygulamanın işyerinde sürekli yapıldığı, beş yılı aşkın süredir aynı iş yerinde gayretle çalışan davacının bir defaya mahsus bu davranışının geçerli fesih nedeni olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davacı tanık beyanlarına itibarla bilirkişi raporu alınmadan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinde bulunan mutabakat formu başlıklı belgede ve bölge devir teslim tutanağı belgesinde bütçe alacağından bahsedilmemektedir. Sözü edilen belgelerde, davacı ile davalı işyeri bölge müdürünün imzası bulunmaktadır.
O halde, öncelikle, taraflara bu bütçe açığının ne anlama geldiği, davacıya hangi oranda iskonto opsiyonu tanındığı açıklattırılmalıdır. Söz konusu, bütçe alacağının davacının yetkisi içinde bulunan iskonto opsiyonu içerisinde kalması durumunda şimdiki gibi karar verilmelidir. Davacının yetkisi dışında iskonto opsiyonu kullanmış olması durumunda ise, mali müşavir veya hesap uzmanı bilirkişi tarafından şirket kayıtları, defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak davacının iddia ettiği gibi önceki yıllarla davacının çalıştığı süre karşılaştırılarak davacı işverenin zararının oluşup oluşmadığı, özellikle feshe konu bütçe açığının sistemsel bir açık mı yoksa gerçekten somut bir zarar mı olduğu belirlenmelidir. Mahkemece, bu tespitler yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.12.2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.