Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/24625 E. 2015/14100 K. 07.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24625
KARAR NO : 2015/14100
KARAR TARİHİ : 07.09.2015

Mahkemesi : Kahramanmaraş 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 14/11/2014
Numarası : 2014/976-2014/630

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacılar vekili, davacıların devlete ait kamu hastaneleri, il ve ilçe sağlık müdürlükleri, aile sağlık merkezleri, halk sağlığı merkezleri, KSÜ Tıp Fakültesi hastanelerinde çalışan, … Sendikası’na üye kişiler olduklarını, sendikanın K.Maraş Şubesi’nin 5. Olağan Genel Kurulu’nu 20.09.2014 tarihinde yapma kararı aldığını, genel kurula katılacak delegeleri belirleyen delege seçimlerinin usulsüz olarak yapılması, üyelerin seçme ve seçilme haklarının adeta gaspedilmesi nedeni ile mahkemenin 2014/835,846,858,859 ve 872 esas sırasına kayden tedbir talepli iptal davaları açtıklarını, o davalarda ileri sürdükleri gibi seçim kararı alındığında ve seçime başlandığında yürürlükte olan Ana Tüzük ve Seçim Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılan delege adaylık başvurularının kabul edilmediğini, delege seçimlerine ilişkin ilanların yapılmadığını, bazı yerlerde yönetmeliğe uygun yapılmadığını, delege seçimlerinin iptali ile toplu olarak açılan mahkemenin 2014/796 esas sırasına kayden görülen davada ilanlara ilişkin kamera görüntülerinin toplandığını ancak henüz izlenmediğini, yürürlükteki seçim yönetmeliğinin üyelerden ve sendika genelinden gizlenerek usulsüz olarak değiştirildiğini, değişikliğin üyelere bildirilmediğini, seçimin ortasında yeni çıkarılan yönetmeliğe göre işlem yapılması talimatı verilerek hukuka aykırı işlemler yapıldığını, sendika üyelerinin seçme ve seçilme hakkının gaspedilmesi nedeni ile seçime katılımın %20-30’da kaldığını, delege seçimlerinin iptalinin istendiğini, bu nedenle bu şartlar altında genel kurulun yapılmasının hukuken doğru olmayacağını iddia ederek , Sendikanın 20.09.2014 tarihinde K.Maraş 5. Olağan Genel Kurulu’nun yapılması yönündeki almış olduğu genel yönetim kurulu kararının delege seçimine yönelik açılan davalar dikkate alınarak ihtiyati tedbir yolu ile DURDURULMASINA, akabinde bu davanın kabulü ile, 20.09.2014 tarihinde K.Maraş 5.Olağan Genel Kurulu’nun yapılmasına yönelik alınan Genel Yönetim Kurulu Kararının (Genel Kurulun yapılması halinde GENEL KURULUN tüm sonuçları ile birlikte) İPTALİNE, gerekirse bu dava dosyasının delege seçimlerinin iptaline ilişkin açılan ve delil olarak dayanılan dava dosyaları ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sendika vekili, öncelikle davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olması nedeni ile talebin reddi gerektiğini, usul açısından davanın Sendikanın genel merkezinin Ankara’da bulunması nedeni ile Ankara’da açılması gerektiğinden mahkemenin yetkisiz olduğunu; esas açısından ise davacıların amacının seçimleri şaibeli hale getirmek olduğunu, genel kurula ilişkin tüm ilan ve bilgilendirmelerin yapıldığını, genel kurulun da zamanın da yapıldığını, seçilen yönetimin mazbatalarını aldığını, seçime ilişkin tüm iş ve işlemlerin Tüzük ve Seçim Yönetmeliğine uygun olarak yürütülüp sonuçlandırıldığını, ilanların asılma ve indirme tutanaklarında 94 kişinin imzasının bulunduğunu, 230 kişinin bu ilanlara istinaden delege olmak için başvuruda bulunduğunu, ilan askı ve indirme tutanaklarının fotoğraflanarak kayıt altına alındığını, bu hususta … TV’nin haber görüntülerinin de bulunduğunu, bu nedenle bu yöne ilişkin iddiaların asılsız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu konuda tanık dinletmek istemesinin ne kadar objektiflikten uzak olduğunu gösterdiğini, zaten ilan yolu ile bildirilen hususlarda istenen bilgi talebinin yerine getirilmemesinin seçimin gizlendiği anlamına gelmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bu davanın 11.09.2014 tarihinde açılmış olduğu, dava konusu olağan genel kurulu seçimlerinin 20.09.2014 günü yapıldığı ve bu halde yukarıda belirtildiği şekilde doğmuş bir hukuki yararın mevcut olmadığı ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunun 43 ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 81. maddelerinin yollaması ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 15/2. maddesi uyarınca, iş bu dava tarihi itibarı ile henüz doğmamış bulunan hukuki yararın tamamlanmasının mümkün olmadığı ve diğer bir anlatım ile genel kurul tarihinden itibaren başlayacak bir aylık dava açma süresinin henüz başlamamış olduğu dikkate alınarak; davanın 6100 sayılı HMK.nun 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava açmakta davacıların hukuki menfaatlerinin bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
6100 sayılı Kanunu’nun 111. maddesinde terditli dava düzenlenmiş olup anılan kanun maddesinde “Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz” düzenlemesi getirilmiştir.
Öte yandan hukuki yarar davanın konusuna ilişkin dava şartlarındandır. Davacının bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. İdeal veya ekonomik yarar yalnız başına yeterli değildir. Davacının dava açmaktaki hukuki yararının korunmaya değer bir yarar olması da gerekir.
Somut olayda, davacılar 11.09.2014 tarihinde açtıkları davada, öncelikle şube genel kurulunun yapılmasına ilişkin olarak alınan yönetim kurulu kararının iptalini talep etmişler, bu karara istinaden şube genel kurulunun yapılmaması için de ihtiyati tedbir talep etmişlerdir. Tedbir kararı verilmemesi ihtimaline binaen iptali istenen yönetim kurulu kararı uyarınca genel kurulun yapılması halinde ise genel kurulun tüm sonuçları ile birlikte iptalini kademeli olarak istemişlerdir. Görüldüğü üzere ortada tipik bir kademeli (terditli) dava vardır ve davacılar usulüne uygun bir biçimde dava açmışlardır. Böyle bir dava açmakta hukuki yararları olduğu da kuşkusuzdur. Nitekim mahkemece tedbir kararı verilmemesi nedeni ile davanın devamı sırasında genel kurulu yapılmıştır. O halde davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davacılar vekilinin esas numaralarını bildirdiği Kahramanmaraş 1. ve 2. İş Mahkemelerinde görülen kimisi karara çıkmış, kimisi derdest “Delege Seçimlerinin İptaline” ilişkin dava dosyalarını getirtip incelemek, kesinleşmemişlerse kesinleşmelerini beklemek; dosya içinde olmayan yönetim kurulu kararı ile şube genel kurulunun yapılmasına ilişkin (öncesindeki hazırlık işlemleri dahil) belgeleri celbetmek, tarafların gösterdiği delilleri toplayıp gerekirse konusunda uzman bilirkişiden rapor aldıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. O halde davacıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, davacıların yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine, 07.09.2015 gününde oybirliği ile KESİN olmak üzere karar verildi.