YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24793
KARAR NO : 2015/22786
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta, iş akdinin 20.02.2014 tarihinde feshedildiği, davacının imzası bulunan fesih bildiriminden anlaşılmaktadır. Davacı, her ne kadar dava dilekçesinde fesih tarihi olarak 22.02.2014 tarihini bildirmekte ve dolayısıyla fesih bildirimine bu tarihte imza attığını iddia etmekte ise de, fesih bildiriminin davacıya 22.02.2014 tarihinde tebliğ edildiğine dair davacı tarafça herhangi bir delil sunulmamıştır. Davacı, 20.02.2014 tarihli fesih bildirimini imzalarken bu tarihin belgede olduğunu görerek imzalamıştır. Buna göre, davacının fesih bildiriminde iki ayrı yerde 20.02.2014 tarihi yazmasına rağmen belgeyi imzalarken bu tarihleri düzeltmeyip imzasının bulunduğu yere o günün tarihini atmaması ve SGK çıkış bildirgesinde de ayrılış tarihinin 20.02.2014 olarak bildirilmesi karşısında, fesih tarihinin ve tebliğ tarihinin 20.02.2014 olduğu, dava tarihi ise 24.03.2014 olup davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3- Alınan 25,20 TL peşin harcın, 27,70 TL maktu karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 2,50 TL harcın davacıdan tahsiline ve Hazineye irat kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 104.25 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,18/11/2015 gününde oybirliğiyle KESİN karar verildi.