YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29746
KARAR NO : 2015/23023
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde damperli kamyon şoförü olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297.nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanına hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı kararı.)
Somut olayda, davacı … Inş.Tah.Nak.San. ve Tic. Ltd. Şti ve … İnş. Ek. San. Tci.Ltd. Şti’ye karşı dava açmış olmasına rağmen mahkemece karar başlığında davalı olarak sadece … Inş.Tah.Nak.San. ve Tic. Ltd. Şti’nin yazıldığı, ancak hükmün davalılar aleyhine kurulduğunun anlaşılmasına göre davalının birinin ismini karar başlığında yazılmaması bozma nedenidir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Haftalık 45 saati geçen çalışma fazla çalışma sayılacağından fazla çalışmanın kural olarak haftalık olarak hesaplanması yasa gereğidir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 06.30-18.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek, davacının günde 12 saat çalıştığı 1,5 saat ara dinlenme yaptığı sonuçta 10,5 saatten toplamda haftada (10,5×6) 63 saat çalıştığı ve haftada (63- 45) 18 saat; hafta tatili yapmadığı haftalarda 21 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Bu durumda ayda 2 hafta tatili olduğu için ortalama haftalık fazla mesai saati (18+21)/(2) 19,5 saat olarak kabul edilmiştir. Davacının … ye bağlı … … 1…. … Sulaması Kanal İnşaatı Projesinde çalıştığı dönem için talepte bulunmuştur. … aleyhine açılan ve davacının da tanık olarak dinlendiği dosyalarda davalı işyerinde davacının iki haftada bir izin kullandığı bu nedenle de bir haftada günlük 07.00-18.00 saatleri arasında, 11 saat çalıştığı Yargıtay kararları doğrultusunda 1 saat ara dinlenme süresi çıkarıldığında geriye 10 saat kaldığı, bu sürenin yasal günlük süreden 2,5 saat fazla olduğu, dolayısıyla haftalık fazla çalışma süresinin 7 x 2,5=17,5 saatte tekabül ettiği, ikinci hafta 6×2,5=15 saat fazla çalıştığı kabulüyle hesaplamalar yapılmıştır. Aynı işyerinde -davacıya ayrı bir çalışma düzenini uygulandığına dair bir beyanda bulunmadığına göre- diğer işçilerle aynı mesaiye tabi olarak çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması gerekirken yolda geçen süreleri de mesai süresine katılarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.