Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/30354 E. 2015/22499 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/30354
KARAR NO : 2015/22499
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, asıl gerekçenin sendikal nedenlerle feshedildiğini belirterek işverence yapılan feshin yerinde olmadığının tespitine, işe iadesine, boşta geçen süre ücreti ve işe başlama /başlamama şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin işletmesel karar uyarınca tutarlı, keyfilikten uzak ve feshin son çare olması ilkelerine uygun olarak geçerli nedenlerle feshedildiğini, sendikal neden iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı ve sendikal neden iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı işverence talep ve sipariş azalması, döviz fiyatlarının artmasıyla hammadde fiyatlarının yükselmesi, piyasadaki genel durgunluk sebebiyle satışların azalması ve dolayısıyla üretimin azalması sonucunda işletme gerekleri ve ekonomik sebeplerle iş sözleşmesi feshedilmiş ise de dosya kapsamı ve bilirkişi heyetince tespit edilen hususlar gözetildiğinde feshin geçerli nedene dayanmadığının anlaşılmasına göre mahkemee işe iadeye karar verilmesi isabetli olup bu nedenle davalı temyizi yerinde değildir.
Ancak sendikal nedenle fesih yapılıp yapılmadığı noktasında inceleme yapıldığında; davacının üyesi olduğu sendika tarafından verilen cevap ile, işyerinde sendikal örgütlenmenin Eylül 2013 ayında başladığı ve davacı da dahil toplam 38 işçinin üye olduğu, ancak işverenin bunlardan haberdar olması üzerine davacı dahil 5 işçinin iş aktinin feshedildiği, 22 üyenin ise istifa ettiği, halen işyerinde 13 üyenin bulunduğu belirtilmiş, davacının sendikaya müracaat tarihi ve müracaat saatinin dahi yer aldığı üyelik formunun da sunulduğu görülmüştür.
Dairemizce istifa ettirildiği belirtilen 22 işçinin, istifa sonrası halen işyerinde çalışıp çalışmadığının tespiti için dosyanın geri çevrilmesi sonrası celp edilen belgeler incelendiğinde ise bu davacı dahil 55 işçinin üye olduğu, davacıyla birlikte 10 işçinin işten çıkarıldığı, 31 işinin ise istifa ettirildiği belirtilmiş ve istifa edip halen işyerinde çalışıp çalışmadığı sorulan 22 işçiye ait hizmet döküm cetveli ve işe giriş/çıkış bildirgeleri sunulmuş olup bu işçilerin tamamının sendikan istifa ettikten sonra da davalı işyerinde çalışmalarını sürdürdükleri, halen de işyerinde çalışmaya devam eden bir kısım işçilerin de bulunduğu görülmüştür.
Kaldı ki aynı gün temyiz incelemesi yapılan ve aynı nedenlerle davalı işverene karşı açılan 2 adet işe iade davasında yapılan yargılama neticesinde fesihlerin sendikal nedenlere dayandığı belirtilerek işe iade hükümleri kurulmuş olup kararların davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce onandıkları görülmüştür. ( Bknz. Yargıtay 7 HD; 17.11.2015 gün ve 2015/18837 E-2015/22501 K sayılı kararı. Yine aynı gün ve 2015/18860 E-2015/22502 K sayılı kararı )
Hal böyle olunca dinlenen tanık beyanları da gözetilerek davacı temyizi yerinde olup davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı, davacı ve arkadaşlarının sendika üyesi olmalarından dolayı işyerinde sendikal örgütlenmeyi etkisiz kılmak ve sendikanın gerekli çoğunluğa ulaşmasını engellemek amacıyla işten çıkarıldığı, feshin sendikal nedenlerden dolayı yapıldığı anlaşılmakla mahkemece hala işyerinde çalışan sendika üyesi işçilerin olması nedeniyle sendikal nedenin ispatlanmadığı gerekçe gösterilerek işe iade kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞE İADESİNE,
3-6356 sayılı Yasanın 25/5.fıkrası uyarınca davacının işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat tutarının işçinin 1 (bir) yıllık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 27,70 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 3,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.’ye göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 92,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avanslarından artan miktarın ilgili tarafa iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.