YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32897
KARAR NO : 2015/19999
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılardan … Lojistik Dağıtım Depolama Taş. San. Tic. A.Ş. ile … Servis Hizmetleri A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde 21/04/2005 – 14/03/2011 tarihleri arasında şoför olarak çalıştığını,iş akdinin kendisi tarafından çalışma koşullarının ağırlığı ve bazı işçilik alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile ihtar çekerek feshedildiğini bildirerek kıdem tazminatı ile ücret,fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında hesaplanan fazla mesai ve genel tatil ücretine hakkaniyet indirimi yapılması gerekip gerekmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır
Fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır . Ancak fazla çalışma ve genel tatil ücreti hesaplamalarının tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti alacağı takograf kayıtlarına göre hesaplanmış ve mahkemece hesaplanan bu miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Yukarıda detaylı şekilde belirtildiği üzere, hakkaniyet indirimi yalnız tanık anlatımına dayalı hesaplamalarda uygulanır. Bunun yerine takograf kayıtları gibi işverene ait kayıtlara dayalı hesaplamalarda, veriler kayıtlara dayandığından hakkaniyet indirimi yapılamaz. Mahkemece bu hususa dikkat edilmeksizin fazla mesai ücretinden hakkaniyet indirimi yapılması hatalı olup bozma nedenidir.
3- Davacı işçinin fazla çalışma ücreti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının fazla mesai ücreti çalıştığı araçlarda bulunan takograf cihazı kayıtlarına göre hesaplanmıştır. Diğer yandan dosyaya sunulan ve imzalı olmasa da üzerinde yazılı miktarın banka vasıtasıyla davacıya ödendiği anlaşılan bazı bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku yapıldığı ve tahakkuk bulunan ayların hesaplamalarda dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda detaylı şekilde açıklandığı üzere bordrolarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunması durumunda, işçi daha fazla miktarda fazla mesai yaptığını ancak yazılı delille ispatlayabilir. Takograf kayıtları yazılı belge niteliğinde olup, kayıtların ait olduğu aylarda fazla mesai tahakkuku yapılsa dahi takograf kayıtlarına dayalı olarak daha fazla miktarda fazla mesai yapıldığı ispat edilebilir. Yapılacak iş, işyerinde fazla mesai ücretlerinin her ay tahakkuk ettirildiği anlaşılmakla, bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla mesai ücretleri takograf kayıtlarına göre ait olduğu ay hakedilen fazla mesai ücretinden mahsup edilerek çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin davacıya ait bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla mesai ücretleri dikkate alınmaksızın hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.
4- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatillerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. Hafta tatili çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatillerinde çalışmaların yazılı delille kanıtlaması mümkündür. Hafta tatili ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.
Somut olayda davacının hafta tatili ücreti tanık beyanlarına göre ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hesaplanmıştır. Oysa dosyada takograf cihazı kayıtları mevcut olup davacının fazla mesai ve genel tatil ücreti talepleri bu kayıtlara göre hesaplanmıştır. Ayrıca aynı işi yapan işçilerin aynı davalılara karşı açmış olduğu davalara ait Dairemiz emsal 2015/4631 E. ve 2015/33059 E. sayılı dosyalarda da hafta tatili ücreti takograf cihazı kayıtlarına göre hesaplanmıştır. Yapılacak iş, takograf cihazı kayıtları incelenmek suretiyle davacının hafta tatillerinde çalışma yapıp yapmadığı belirlenmeli ve çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece hafta tatili ücretinin takograf kayıtları yerine tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanması hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ile kararı temyiz eden davalılara iadesine, 21/10/2015 gününde oybirliği ile karar verildi.