YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/38054
KARAR NO : 2015/20435
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Sendika Aidatı
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı Sendika vekili, davalı …’nin davacı … Sendikasının yıllardır örgütlü olduğu bir işyeri olduğunu, davalı bünyesinde çalışan ve müvekkili sendikaya üye olan işçilerin sendika ana tüzüğüne göre sendikaya üyelik aidatı ödemeleri gerektiğini, davalı Belediyenin işçilerden kestiği aidatları bu güne kadar müvekkiline ödemediğini, ödeme tarihinin kanunda ve taraflar arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırıldığını iddia ederek aidat alacağının her ay aidatının ait olduğu aydan bir ay sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dava Söğüt Belediyesi’ne karşı açılmış, davanın devamı sırasında bu belediyenin 6360 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kapatılarak Bozkır Belediyesi’ne katılması nedeni ile husumet bu belediyeye yöneltilerek davaya devam edilmiştir.
Davalı … Belediyesi vekili, Harmanpınar Belediyesi’nin yasa ile kaldırılması ile tüzel kişiliğinin son bulduğunu, işçilerin görevlerinin mahiyetine göre Su Kanal İdaresi ve Büyükşehir Belediyesi’ne dağıtıldığını, işçilerin devrine göre husumetin belirlenmesi gerektiğini, kapatılan belediyelerin borçlarının ilgisine göre çeşitli kamu kurum ve kuruluşları arasında dağıtıldığını, borçların otomatikman katıldığı belediyeye geçmediğini, bu hususun tespiti ile husumetin yöneltileceği kurumun belirlenmesi gerektiğini, davacının iyi niyetli olmadığını, kapatılan belediyeye yöneltmediği taleplerini davalı Belediyeye yönelttiğini, 6360 sayılı Yasa ile kendisine yüklenen alacağını Valilik nezdinde kurulan komisyona borç olarak bildirmediğini, öncelikle komisyon kararı getirtilerek husumetin kime yöneltileceğinin belirlenmesi ve savunma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstek ve hüküm altına alınan sendika üyelik aidat alacağı 2007 Ocak-2014 Mart ayları arasındaki döneme ilişkin olduğundan davanın yasal dayanağı 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 23. ve 6356 sayılı yasanın 18.maddesidir.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 23. maddesinde, “Faaliyeti durdurulmayan sendika ve konfederasyonlara üyelerince ödenecek aidatın miktarı tüzüklerinde belirtilir. İşçi sendikasına işçinin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı, bir günlük çıplak ücretini geçemez. İşveren sendikasına işverenin ödeyeceği aylık üyelik aidatı tutarı işyerinde işçilere ödediği bir günlük çıplak ücretleri toplamını geçemez. Sendika tüzüklerine, üyelik aidatı dışında üyelerden başka bir aidat alınacağına ilişkin hükümler konamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 61. maddesinde, “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur. Bu aidat dışında sendikaya ödenmek üzere bir kesintinin yapılması toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılamaz.
Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.” düzenlemesi yer almıştır.
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu’nun 9. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da “Dayanışma aidatı miktarı, üyelik aidatının üçte ikisidir.” hükümleri yer almıştır.
Aynı düzenlemeler 6356 sayılı yasanın 18.maddesinde de bulunmaktadır.
Öte taraftan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesinin 1. fıkrasında “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.” İkinci fıkrasında ise “Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur.” denilmiştir.
Görüldüğü üzere, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 61/1. maddesine (6356 sayılı yasanın 18.maddesine) göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikasının, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatının kesilerek ve bildirilen banka hesabına yatırılmasını istemesi gerekir.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, bu konuda bir düzenlenme yoksa taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır. Bu nedenle bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir.
Ayrıca 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 61/2. maddesinde (6356 sayılı yasanın 18.maddesinde)sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de, yukarıda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mahkemece davalı … ile kapatılan Belediye’nin gönderdiği yazılar ekindeki belgelere göre hesap edilen aidat alacağı hüküm altına alınmış ise de, dava 17.01.2014 tarihinde açılmış olup bu tarih itibari ile muaccel olan en son aidat 2013 Aralık ayına ait 150,16 TL tutarındaki aidat alacağıdır. Buna rağmen dava tarihinden sonra muaccel olan 2014 Mart ayına kadar ki -bu ay dahil- aidat alacağının hüküm altına alınması hatalı olmuştur.
Öte yandan hesaplamada esas alınan 07.03.2014 tarihli müzekkere ekindeki tabloya göre 2010 yılındaki aidat alacağı 3045,02 TL iken iken bilirkişi raporunda bu yıl aidatının 3068,77TL olarak fazla hesaplanması doğru olmamıştır.
Başka bir husus ise, davacı Sendika vekilinin talep ettiği toplam miktar 16.355,33 TL olduğu halde talep aşılarak 16.934,64 TL alacağın hüküm altına alınması da ayrı bir bozma nedenidir.
Bunlardan başka 2007 Ocak ayından 2014 Mart ayına kadar aidat alacağı hüküm altına alınmış ise de 2010-2012 dönemi hariç diğer dönemlere ait Toplu İş Sözleşmeleri dosya da olmadığı gibi davacı Sendikanın 2010-2012 dönemi dışındaki diğer dönemler bakımından davalı tarafı temerrüde düşürdüğüne ilişkin talep yazılarıda dosya da bulunmamaktadır.
Bu itibarla öncelikle 2007-2014 dönemini kapsayan (2010-2012 dönemi hariç) Toplu İş Sözleşmeleri getirtilmeli, davacı Sendika’nın her toplu iş sözleşmesi dönemi için (2010-2012 dönemi hariç) sendikalı işçilerin isim listesi, kesilecek aidat miktarı ile banka hesap numarasını içerir talep yazılarının olup olmadığı ve bunların davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği tespit edilmelidir. Eksikliklerin tamamlanmasından sonra ise gerekirse yukarıda yazılı bozma nedenlerini kapsayacak şekilde ek hesap raporu alınmalı, hükme esas aidat alacağının miktarı belirlenmeli ve davacı Sendika’nın her Toplu İş Sözleşmesi dönemi için davalıyı temerrüde düşürdüğünün anlaşılması halinde toplu iş sözleşmelerinde belirli temerrüt tarihlerinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren faize karar verilmelidir.
Yukarıda yazılı maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.