YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/41838
KARAR NO : 2016/7924
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2. Davacı vekili, taşeron işçisi olarak 2007 tarihinde davalı nezdinde çalıştığını, 22/06/2009 tarihinde sendikalı kadrolu işçi olarak kendi bünyesinde çalıştırıldığını, 25/08/2009 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek fark alacakların tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı 02/07/2009 tarihinde sendikaya üye olmuş işverene üyelik 07/07/2009 tarihinde bildirilmiştir. Kural olarak sendikal haklardan işçiler ancak üyeliklerinin bildirildiği tarihten itibaren faydalanabilirler.
Bilirkişi raporunda sendikalı olmasa bile işçilere kıdem teşvik priminin işe giriş tarihi esas alınarak ödendiği, yine bazılarına muvazaalı olarak çalıştırıldıkları tespit edildiğinden dava dahi açılmadan toplu iş sözleşmelerinden kaynaklı farkların verildiği belirtilerek zamanaşımı dikkate alınarak davacının sendikalı olmadan önce 01/01/2009 tarihinden toplu iş sözleşmesinden kaynaklı fark alacakları hesaplanmıştır.
Davacı ister muvazaalı çalıştırılsın isterse sonradan kadroya alınsın Kök Ücret Yönergesi 1.maddesine göre ancak sendikalı olması halinde bu hükümlerden yararlanabileceğinden, sendikalı olmadan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanma imkanı yoktur. Davacının 07/07/2009 tarihinde sendika üyeliği işverene bildirildiğinden bu tarihten itibaren kök ücret yönetmeliğinden faydalanabilir. Ancak işçi daha önce dayanışma aidatı ödemişse bu haklardan 01/01/2009 tarihinden itibaren faydalanabileceği gibi eşitlik ilkesi gereği işveren dava açmadan başka işçileri bu tarihten itibaren toplu iş sözleşmelerinden yararlandırmış ise bu halde de davacı sendikalı olmadan önceki dönemde de bu haklardan yararlanabilir. Mahkemece bu yönde bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı gibi bilirkişi raporunda bazı işçiler şeklinde muğlak bir ifade ile denetime elverişli olmayacak şekilde rapor düzenlendiğinden eksik inceleme ile verilen karar hatalıdır. Bu sebeple yapılacak iş; yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Yapılacak araştırma sonucunda eğer kök ücret farkının 01/01/2009 tarihinden itibaren uygulanması mümkün değilse fark alacaklar gibi ilave tediye alacağının da kök ücret farkı uygulanmadan değerlendirilmesi gerekir.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.