YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7091
KARAR NO : 2016/19346
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, emeklilik sebebi ile iş akdinin son bulduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, yüklenici firmaların asıl işveren olduğunu, tüm sorumluluğu şirketlere ait olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığının bordro ve puantaj kayıtlarından anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, davacının yıllık izin ücreti alacağı yönünden dosyaya sunulu bulunan davacı tarafından imzalı yıllık izin kullanma belgelerine göre davacının 15.04.2013 – 09.05.2013 ve 01.09.2012 – 25.09.2012 tarihleri arasında 20’şer gün yıllık izin kullandığı ve ilgili aylara ait puantaj kayıtlarında yıllık izin kullanıldığının belirtildiği görülmüştür. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık izin belgelerinin dikkate alınmadan hesaplama yapılması hatalı olup bozma sebebidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.