YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7220
KARAR NO : 2016/19365
KARAR TARİHİ : 14.11.2016
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
Davalı, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin kullanmadığı yıllık izin karşılığı ücrete hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, davacı yıllık izinlerini kullanmadığını bu nedenle yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının kıdemine göre 230 gün yıllık izin kullanma hakkı olduğu ve davalı tarafça bu izinlerinin kullanıldığının ispat edilemediği kanaati ile hüküm kurulmuştur. Ancak temyiz dilekçesi ekinde davalı vekili tarafından sunulan belgelerde davacının yıllık izin kullanımına dair kayıtlara imza attığı ve 16.08.2001-03.09.2001, 22.07.2002-06.08.2002, 24.07.2003-05.08.2003 tarihleri arasında yıllık izin kullandığı görülmektedir. Her ne kadar 6100 sayılı HMK delillerin sunulması konusunda belirli süreler ve kısıtlamalar öngörmüş ise de borcu sona erdiren belgelerin yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkündür. Bu nedenle davalı tarafından sunulan yıllık izin kullanımına dair belgeler davacıya gösterilerek altındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı, belge içeriklerinin doğru olup olmadığı sorularak yıllık izin alacağı hususunda yeni bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca davalının delil sunma süresinden sonra sunmuş olduğu belgeler nedeniyle varsa sebep olduğu yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği de unutulmamalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni yapılmıştır.
Öte yandan davalının harçtan muaf olmadığının da dikkate alınmaması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.