Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/8046 E. 2015/14177 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8046
KARAR NO : 2015/14177
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

Mahkemesi : Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 18/09/2014
Numarası : 2013/491-2014/290

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının 13/09/2011- 03/09/2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda mahkemece davacı tanıkları beyanları doğrultusunda bilirkişi işyerinde 08:00-18:00 ile 18:00-08:00 saatleri arasında biri 10 saat diğeri 14 saat olmak üzere 2 vardiya çalışıldığını, ortalama 12 saat günlük çalışma bulunduğunu kabul eden bilirkişi raporu doğrultusunda fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarına hükmedilmiştir. Davalı yargılama aşamasında işyerinde 3 güvenlik görevlisi çalıştığını günde 2 vardiya sürekli çalışma olamayacağını savunmuştur. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmamış tanıkların beyanı alınmamıştır.
Öncelikle işyerinde 08:00-18:00 ile 18:00-08:00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmesine rağmen çalışmaların ortalamasının 12 saat olarak kabul edilmesi hatalıdır. Haftalık çalışma saati günlü çalışma saatine göre belirlenerek hesaplama yapılmalıdır. Davacı tarafından temyize cevap dilekçesi ekinde sunulan işyeri devir teslim ve rapor defterinde 3 güvenlik görevlisinin 08:00-18:00 ile 18:00-08:00 saatleri arasında çalıştığının görüldüğü, dosya kapsamından davalı şirket ile hizmet verdiği dava dışı … Şirketi arasında imzalanan güvenlik hizmeti alım sözleşmesinde çalışacak güvenlik personeli sayısının 3 olarak kararlaştırıldığı, ihtarnamelerde işyeri değişikliğine 3 güvenlik görevlisinin karşı çıktığı, sigortaya 3 işçi bildiriminin yapıldığı, çalışma gün ve saatlerinin şirketler arası bildirilmesi gerekliliği konusunda düzenlemeler bulunduğu dikkate alındığında çalışan sayısı ile çalışma gün ve saatleri konusunda eksik inceleme ile karar verildiği açıktır. Diğer yandan günde 11 saati aşan çalışmalardan 1,5 saatlik ara dinlenme süresi indirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi de hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.