YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9037
KARAR NO : 2015/19995
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Davacının temyizi yönünden:
6100 sayılı HMK’nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK’nun 427/2.maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra(inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Karar tarihi olan 2014 yılında mahkemelerce verilen kararların temyiz edilebilmesi için temyize konu dava değerinin 1.890,00 TL’sını geçmesi gerekir.
Somut olayda temyize konu edilen miktar 170,50 TL olup karar tarihi itibariyle hüküm kesin nitelik taşıdığından davacının temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2- Davalı …’nın temyizi yönünden;
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Yasada açıkça yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarını da kararlaştırabilir (6100 sayılı Yasa Md. 326).
Somut olayda, mahkemece hüküm fıkrasının 5 ve 6 nolu bentlerinden, bakiye karar ve ilam harcı ile peşin harç ve ıslah harcının davalıdan alınmasına karar verildiği; 7 nolu bendinden de yargılama giderlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı … harçtan muaf olup, harç yönünden münhasıran davalı şirketin sorumlu tutulması gerekirken davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri yönünden de davalıdan alınarak davacıya verilmesine denilmek suretiyle infazda karışıklığa yol açacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının; 5 ve 6 nolu bentlerindeki “davalıdan” sözcüğünün çıkarılarak yerine “davalı şirketten” sözcüklerinin, 7 nolu bendindeki “davalıdan” sözcüğünün çıkarılarak yerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen” sözcüklerinin yazılmasına, kararın hüküm fıkrası düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.